Türkiye Ekonomisi

Dünya Ekonomisi

Osmanlı Ekonomisi

Finansal Ekonomi

İşletme Ekonomisi

Hizmet Ekonomisi

Kalkınma Ekonomisi

Tarım Ekonomisi

Borsa ve Yatırım

Ekonomi Sözlüğü

Ekonomi Ders Notları

Ekonomi Düşünürleri

Genel Ekonomi Soruları

Özel İstatistik Arşivi

Özel İktisat Konuları

Açık Öğretim İktisat

Ekonomi Kurumları

Kamu Yönetimi

Kamu (Devlet) Maliyesi

Sigortacılık Konuları

Türkiye İktisat Tarihi

Yeraltı Ekonomisi

Kredi Kartı Piyasası

Gelişmekte Olan Ülkeler

Finansal Piyasalar

Kent Ekonomisi

Liberalizm

Forex Piyasaları

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Para Politikası Araçları 

Para politikası araçları piyasadaki para miktarını belirleme veya paranın zaman değeri olan faizi belirleme amacıyla merkez bankalarının kullandıkları işlemlerdir. 

Açık piyasa işlemleri 

Açık piyasa işlemleri en kullanışlı ve en önemli para politikası aracıdır. Faiz oranlarındaki ve para tabanındaki değişikliklerin temel belirleyicisidir. Açık piyasa alımları rezevleri ve para tabanını genişletir, para arzını artırır, faiz oranlarını düşürür. Açık piyasa satışları ise rezervleri ve para tabanını daraltır, para arzını artırır, faiz oranlarını düşürür. Açık piyasa işlemleri hazine tahvilleri ve bonolarının satılması veya alınması ile gerçekleşir. Açık piyasa işlemleri önceden kararlaştırılmış operasyonel hedefi belirler. Hedef kısa vadeli faiz oranları ise rezervler değişken olarak seçilir, hedef ödünç alınmamış rezervler ise faiz oranı dalgalanmaya bırakılır. 

Açık piyasa işlemlerinin üstünlükleri Mishkin (2003: 400 ) tarafından açıklanmıştır. Birinci üstünlüğü açık piyasa işlemlerinin işlem hacmi üzerinde doğrudan ve tam kontrol imkanı sağlamasıdır. Bu durum örneğin reeskont politikası için geçerli değildir. Merkez bankası reeskont oranını değiştirerek bankaları borç almaya ve almamaya yöneltebilir fakat fonların hacmini tam olarak kontrol edemez. İkinci üstünlüğü açık piyasa işlemlerinin net ve esnek olmasıdır. Herhangi bir ölçekte yapılabilir. Hedetlenen değişkende küçük bir değişiklik arzu edildiğinde küçük hacimli bir işlem yapılabilir, hedetlenen değişken büyük bir miktarsa büyük hacimli işlemler yapılabilir. Üçüncü olarak açık piyasa işlemleri geriye alınabilir. Merkez bankası fazla miktarda tahvil almışsa faiz oranları istenen oranın altına düşebilir, bu durumda derhal bir satışla hedeflenen faiz oranı yakalanabilir. Açık piyasa işlemlerinin dördüncü avantajı idari işlem gecikmelerine uğramadan hızlı uygulanabilirliğidir. 

Açık piyasa işlemleri piyasaya kendi içinde müdahale imkânı verdiğinden dolayı da piyasa mekanizmasının işleyişini alternatif araçlara nazaran daha az etkiler. 

Reeskont oranı 

Reeskont merkez bankalarının bankalara borç verme oranıdır. Merkez bankalarının nasıl reeskont borçları verdiğini anlamak için reeskont penceresinin işleyişi anlaşılmalıdır. Reeskont oranı kısa vadeli faiz oranından yüksek bir seviyede ise bankalar merkez bankasından borçlanmak yerine birbirinden borçlanmayı tercih ederler. Bu durumda rezerv talebi, ödünç verilmemiş rezervlere eşit olur. Reeskont oranı kısa vadeli faiz oranından düşük ise bankalar merkez bankasından borçlanmayı tercih edeceklerdir.

Mishkin'e (2003: 403) iskonto oranının en büyük avantajı merkez bankasına en son kurtarıcı merci rolü verilmiş olmasıdır. Finansal kriz dönemlerinde bankaların likidite sıkışması ile karşılaşması durumlarında kullanışlı bir araçtır. İskonto oranı kısa dönem faiz oranının tavan fiyatı olma işlevini görür. Kısa dönem faiz oranları açık piyasa işlemleri tarafından belirlenmesine rağmen üst sımrı iskonto oranı belirlemiş olur. İskonto edilmiş rezervleri kullanıp kullanmama kararı bankalara kaldığı için iskonto oranı merkez bankasının tanı kontrol sağlayacağı bir araç değildir. 

Zorunlu karşılık oranı 

Zorunlu karşılık oranlan para arzını para çarpanı aracığı ile etkiler. Zorunlu karşılık oranının yükseltilmesi para arzında bir daralmaya neden olur. Zorunlu karşılık oranın yükseltilmesi rezerv talebini artırır ve kısa dönem faiz oranını artırır. Zorunlu karşılık oranın düşürülmesi para arzını artırır, faiz oranlarını düşürür.

Zorunlu karşılık oranının avantajı para arzı üzerinde etkili kontrol sağlaması ve finansal sistemdeki her bankayı eşit olarak etkilemesidir. Öte yandan para zorunlu karşılık oranındaki değişimlerin para arzı üzerindeki etkilerinin net olmaması bu aracın dezavantajıdır. Mishkin'e (2003: 405) göre zorunlu karşılık oranları fazla rezervleri yeterli olmayan küçük bankalar için risk yaratabileceğinden ve piyasada kaynak tahsisini bozucu etkisinden dolayı en az başvurulan para politikası aracıdır. 

Para Politikasının Amaçları 

Para politikaları amaçlananlar kısaca makro iktisadi istikrarı sağlamak, ekonomi durgunluğa girdiğinde ekonomiyi tekrar canlandırmak ve ülke ekonomisinin uzun dönemli büyümesine katkıda bulunmaktır. Para politikası daha özel olarak yüksek istihdam, iktisadi büyümeyi sağlamak, fiyat istikrarı, faiz oram istikran, finansal piyasaların istikrarı ve döviz piyasası istikrarı gibi amaçlardan birisini veya birkaçını güdebilir. 

Yüksek istihdam sağlamak işsizliği azaltmaya yönelik bir para politikası takip etmek anlamına gelir. ABD merkez bankası Fed görevini "en yüksek istihdamı sağlama, fiyat istikrarım ve uzun dönem faiz oranı istikrarını sağlama hedeflerini etkin bir şekilde desteklemek" olarak ifade etmektedir. Politika tasarımlarında ve iktisadi teoride en yüksek istihdam olarak kastedilen işsizliğin doğal işsizlik oranı düzeyine doğru çekilmesidir. 

İktisadi büyüme de alternatif amaçlardan birisidir. Bu hedef yüksek istihdam hedefi ile tutarlıdır ve birbirinin tamamlayıcısıdır. İşsizliğin azalması üretim faktörlerinin kullanımını artırır ve işletmeler yeni yatırımlar yapmaya yönelirler. Merkez bankalarının uygulayacağı politikalar işletmelerin yatırım kararlarını ve tüketicilerin tasarruf kararlarını etkiler. Kaynak tahsisini bu şekilde etkileme imkânı merkez bankalarına iktisadi büyümeyi etkileme gücü verir. 

Faiz oranları istikrarının sağlanması tüketicilerin ve işletmelerin geleceğe yönelik beklentilerini netleştirmesini sağlar. Faiz oranlarının dalgalanması yatırım, tasarruf ve borçlanma kararlarında belirsizlik yaratır. Merkez bankaları elindeki araçları kullanarak kısa dönem faizleri etkiyebilir. Kısa dönem faiz oranlarındaki değişiklikler ise uzun dönem faiz oranlarına yansır. 

Finansal piyasaların istikrarının sağlanması finansal kaynaklı iktisadi dengesizlikleri ve krizleri önlemek açısından bir merkez bankasının görevi olabilir. 

Finansal piyasaların istikrarının sağlanması faiz oranları istikrarın sağlanması hedefiyle tutarlıdır, çünkü faiz oranlarındaki oynaklıklar fınansal piyasalarda dengesizliklere neden olur. 

Fiyat istikrarı bireylerin tüketim ve tasarruf, işletmelerin yatırım kararlarını etkilemeyecek bir enflasyon oranına ulaşılmasını ve bu oranın sürdürülmesini ifade eder. Enflasyonun ekonomiye olan maliyetlerinden dolayı ve işsizlik ile enflasyon arasında uzun dönem ilişkisinin olmadığına dair inancın yaygınlaşması ile birlikte fiyat istikrarına yönelik para politikaları önem kazanmıştır. Günümüzde bir çok ülke fiyat istikrarına yönelik bir para politikası ve stratejisi belirlemiştir.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Gizlilik Politikası

Sağlık Bilgileri