Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
Türkiye İktisat Tarihi
Yeraltı Ekonomisi

Kredi Kartı Piyasası

Gelişmekte Olan Ülkeler

Finansal Piyasalar

Kent Ekonomisi

Liberalizm
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Liberalizm Nedir 

Besim Tibuk 

"Liberalizm bir özgürlük teorisidir." "Liberalizmin merkezinde insan vardır." 

Liberalizm bir özgürlük teorisidir. Dola­yısıyla tamamen bireysel bir olgudur, insanlık tarihinde daha devlet kavramı gelişmemişken yeryüzünde özgür birey vardı. Bu nedenle, in­san egosuna, insan karakterine ve tabiatına en uygun düzen serbestçi, hürriyetçi düzen olan liberalizmdir, Hürriyet ise bireylerin bir takım fiziki zorlanmalarla karşı karşıya bırakılmadığı ortam demektir. Çağdaş anlamda devlet birey­lerin yaşam, mülkiyet gibi temel haklarını ko­rumak üzere kurulmuş bir olgudur. Bireylerin doğdukları anda sahip oldukları bu hakları gaspetmek için değil. 

Liberalizmin merkezinde insan vardır. İnsanlar hür ve serbest ortamlarda daha verim­li çalışırlar, daha mutlu olurlar. Gerçek bir liberal toplumda yaşayan insanların sorumluluk ve hoşgörü duygulan daha çok gelişmiştir. 

Ekonomik açıdan, bireyler arasındaki ti­caret ve alış veriş süreci etkili, verimli ve hürri­yetleri genişleticidir. Piyasa düzeni hiçbir mü-dahele gerektirmeyen, kendiliğinden oluşan ve dengelenen bir düzendir. Bu uygulamalar, ülkeler arasındaki ekonomik İlişkilerde de ge­çerlidir Uluslararası ticaret, milletlerin işbölü­mü yoluyla zenginliklerini arttırır, siyasi geri­limleri savaş olasılığını azaltır. Siyasi yönetimin anayasal tahditlerle sınırlandırılmış olması, bi­reylerin temel hak ve hürriyetlerinin garantisi­dir. (liberalizm ne demek) 

Son yıllarda totaliter yönetimlerin teker teker tarihden silinmelerinin temelinde birey­lere yönelik kısıtlayıcı politikalar yatmaktadır. Bu politikalar insan tabiatıyla tamamen çelişen yapay uygulamalardır. Ne Lenin, ne Mao, ne Stalin, ne de diğer faşist rejimler insan tabiatın­da varolan özgürlük temel karakterini değiştir­meye, kontrol altına almaya ve kendi ideoloji­lerine çekmeye muvaffak olamamışlardır. Re­fah devleti yaratma hayali ile benimsenen, bi­reyi arka planda tutan, toplumcu, müdaheleci, kısıtlayıcı ve caydırıcı politikalar bu ülkelerin ekonomilerinde ciddi kaynak israfına ve sos­yal patlamalara yol açmıştır. 

Bu gerçekler ışığında, liberalizmin temel unsurları olan hukuk düzeni içinde, bireyin ya­ratıcı ve girişimci gücüne inanan, serbestçilik, insan hak ve hürriyetleri, özelleştirilmiş, devlet müdahalelerinden arındırılmış ekonomi gibi kavramlar, hem İngiltere, Amerika gibi gelişmiş ülkelerde, hem de Uzak Doğu, eski Doğu Av­rupa ülkeleri gibi gelişmekte olan ülkelerde uy­gulanmaya konmuştur. Türkiye'yi de gelişmiş dünya ülkeleri arasında layık olduğu konuma getirecek doğru uygulamaların liberal poli­tikalar olduğu inancındayım.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler

Since 2005