Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Enron Hikâyesi ve Enron Şirketi Belgeseli 

"Haustan Natural Gas" ile "Internorth" adlı iki küçük doğalgaz dağıtım şirke­tinin birleşmesiyle 1985 yılında kurulan Enron, bir yandan enerji sektöründeki özelleştirmelerden doğan fırsatları iyi biçimde değerlendirerek, diğer yandan enerji dağıtım ve pazarlamasına ek olarak "futures" işlemlerine yönelerek hızlı bir bü­yüme sürecine girdi. 1980'lerin ikinci yarısında petrol fiyatlarında ani düşüşler ortaya çıktı. Doğalgaz fiyatlarının istikrarsız biçimde değişmesi sonucu, doğalgaz alıcıları daha ucuz alternatif enerji kaynaklarına (fuel oil) yönelirken, Enron gaz dağıtımında uzun vadeli fiyat garantisi veren "futures" işlemleri yapmaya başladı. Enron'un vadeli finansal işlemler aracılığıyla gaz fiyatlarındaki istikrarsızlığa "karşı bir tavır" sergilemesi doğal gaz tüketicileri açısından tahmin edilebilir bir ortam yaratarak hem şirketin itibarını artırdı hem de faaliyet hacmini genişletici etki yaptı. Enron'un faaliyetleri sadece doğalgaz ve elektrik enerjisiyle sınırlı kalma­dı. Bunlara ek olarak kömür, kağıt, kağıt hamuru, plastik ve fiber optik kablo ticaretinde milyonlarca dolarlık iş hacmine ulaştı. Uluslararası faaliyetleri dikkat çekici biçimde yaygınlaştı. İngiltere'de enerji sektörü özelleştirmesinin alt yapısı­nı oluşturdu, elektrik sektörü özelleştikten sonra ilk özel enerji santralini inşa etti. Almanya'da enerji ve gaz piyasalarının halka açılmasını sağladı ve en az bunlar kadar önemli olmak üzere dünyanın en geniş on-line ticarî web sitesini kurdu. 

Enron öylesine başarı gösterdi ki, 2000 yılında Financial Times dergisi Enron-'a "Yılın En İyi Şirketi" ve " Yılın En Cesur ve Başarılı Yatırım Kararı" dalların­da iki ayrı ödül verdi. 2001 yılının Ağustos ayında Fortune dergisi Enron'u, hisselerinin değeri son 10 yılda en fazla artan 10 şirketten birisi olarak gösterdi. Yine aynı dergi 2001 yılında Enron'a "1996-2001 Yılları Arasında ABD'nin En Yeni­likçi Şirketi" ödülünü verdi.

Kasım 2001 verilerine göre, Kuzey Amerika'da 40 bin, Güney Amerika'da 10 bin km.'lik doğalgaz hattına, toplam olarak 15-20 bin km.'lik fiber optik hattına sahip olan Enron, ABD ve ABD dışında toplam 21.000 kişiyi istihdam ediyordu. 

Texaco şirketinin 1937 yılındaki iflasından sonra, yaşanan en büyük şirket iflası olarak ABD tarihinde yerini alan Enron, iflasını açıkladığı 2 Aralık 2001 tarihinde ABD'nin dünyaya yayılmış 7. büyük şirketi durumundaydı. Nasıl oldu da en güçlü olduğu zamanlarda 70 milyar dolar değer biçilen Enron iflasından hemen önce piyasa değeri 450 milyon dolara düşen bir şirket haline geldi? Enron niçin iflas etti sorusuna bir çerçeve sağlamak açısından, Haziran 2001'den sonra ortaya çıkan (kamu ile paylaşılan) bir dizi gelişmenin altı çizilmelidir. 

Baş fınans sorumlusuAndrew Fastow'un, şirketin aktiflerini artırmak için kur­duğu ortaklıkları, şirketin bilançosunu makyajlayarak borç ve zararları gizlemek amacıyla kullandığı ortaya çıktı. Bunun üzerine 14 Ağustos 2001 'de fınans danış­manı Jeffrey Skilling istifa etti. Bu istifadan bir gün sonra şirketin sahibi Kenneth Lay'e gelen bir mektupta, gerekli tedbirler alınmazsa çok yakında bir muhasebe skandalinin ortaya çıkacağı belirtiliyordu. Bu gelişmeler sonrasında Mayıs 2001 'de şirketten istifa etmiş olan eski başkan Baxter, Houston'da evinin önünde intihar etti. (Enron Vakası) 

2001 yılının Ekim ayında, Enron'un muhasebesini denetleyen Arthur Ander-son, şirketin bazı ortaklıklarında varolan borç ve zararla ilgili bilgilere fınansal raporlarında yer vermesi gerektiğini belirten bir açıklama yaptı. Bunun üzerine Andrew Fastow görevinden alındı ve SEC (ABD Sermaye Piyasası Kurulu) En-ron'la ilgili bir soruşturma başlattı. Soruşturmanın başlatılması bir yandan En-ron'la kredi ilişkisi olan bankaları zora sokarken bir yandan da Enron kredi borç­ları için hızlandırılmış ödeme planlarının yapılmasına yol açtı. Enron'un kredibi-litesindeki iniş, hisselerinin değerinde çok ciddî düşüşlere yol açtı. Hisse değerin­deki düşüşler Enron'un iflasını önleyebilecek son seçeneği de ölü doğmuş bir alternatif haline getirdi. Çünkü Enron iflasından önceki birkaç aylık zaman dili­minde en büyük rakibi "Dynegy" ile görüşmeler yapıyordu. Texaco'nun en büyük hissedarı olan Dynegy, Enron'u satın almak için 22 milyar dolarlık (şirket için 13 milyar dolar) bir teklif vermişti. Ancak sonraki gelişmeler, Enron'un borçlarının çok daha fazla olduğunun ortaya çıkması ve hisselerinin değerinin sürekli düşü­yor olması nedeniyle, Dynegy 9 Kasım 2001'de Enron'u satın alma girişiminden vazgeçtiğini açıkladı. Bu açıklamadan sonra enerji ticareti yapan şirketlerin En­ron ile yaptıkları anlaşmaları iptal etmesi iflas sürecinin son halkasını oluşturdu. 

Ve neticede 2001 yılının başında Enron hisseleri 95 dolardan işlem görürken 2002'nin Ocak ayında hisse değeri birkaç cent'e düşmüştü. Neredeyse hisseler yazıldıkları kağıt kadar bile değere sahip değildi.

Enron sonrası ortaya çıkan/çıkabilecek olan gelişmeler üç açıdan değerlendi­rilebilir. 

1.   Enron hisselerine sahip olanların önemli bir kısmının şirket çalışanları ol­ması, bu kitle açısından iki yönlü bir mağduriyet yaratmıştır. Bu insanlar bir yan­dan işsiz kalarak gelir akımlarını kaybetmiş, diğer yandan da hisselerin değerinin düşmesiyle ciddî bir servet kaybına uğramışlardır. Bu insanlara ait bazı rakamlar Erıron'a açılan dava dosyalarında ve Amerikan basınında yer almaya başlamıştır. Şirkette 30 yıldır çalışan bir kişi 1,5 milyon dolar kaybettiğini; başka bir kişi 2 milyon dolarlık portföyünün 100 bin dolara düştüğünü bildirmiştir. 

2.   Amerikan Muhasebe ve Denetleme Sistemi açısından ele alındığında siste­min ciddî biçimde sorgulanması, geleceğin önemli gündem maddelerinden bir tanesini oluşturacaktır. Çünkü Enron, bağımsız denetim alanında en güçlü beş şirketten birisi olan Arthur Anderson (AA)'nın denetimi altında iflas eden üçüncü büyük firma olarak tarihe geçmiştir. Waste Management (1996'da iflas etti) ve Sunbeam (1997'de iflas etti) şirketleri de tıpkı Enron gibi kârlarını olduğundan daha yüksek gösterdikleri halde, AA uzmanları bu şirketlerin fınansal raporları­nın doğru ve objektif olduğunu onaylamış ve ancak SEC'in olaya el koymasıyla durum anlaşılmıştı. Enron'un iflasıyla ilgili basın toplantısında, AA Yönetim Ku­rulu Başkanı yaptığı konuşmada "bu büyük fınansal felakette AA'nın muhasebe uzmanlarının mesleki kararlarında yanılmış oldukları ortaya çıkmıştır" diyerek sistemin sorgulanma ihtiyacı içinde olduğunu ortaya koymuştur.

Hisse senedi yatırımcılarının Enron ve AA aleyhine açtığı davaların giderek arttığı göz önüne alındığında, "Enron yöneticilerinin fınansal sorumlulukları AA uzmanlarınca ne ölçüde paylaşılacak?" sorusu son derece önemli hale gelmekte­dir. AA Yönetim Kurulu Başkanı'nın 26 Mart 2002'de istifa ettiğini açıklaması, belki de bu soruya verilen ilk cevap olmuştur. 

3.   ABD yönetimleriyle ilişkileri açısından bakıldığında ise, Enron ABD'nin sınır ötesi operasyonlarının bir parçası olarak görünmektedir. Baba ve oğul Bush-'ların enerji politikalarıyla ilgili her kararlarından önce Enron'un sahibi Keneeth Lay ile gizli görüşmeler yaptıklarının ortaya çıkması ve Başkan Yardımcısı Che-ney'in Enron ile sadece geçen yıl altı defa görüştüğünü kabul etmesi, Enron'un Cumhuriyetçilerle olan bağlantıları konusundaki tartışmaları yoğunlaştırmıştır. Ancak Enron'un siyasî kanallarla ilişkisi sadece Cumhuriyetçilerle sınırlı değildi, Demokratlarla da yakın ilişkileri var. 

ABD yönetimleriyle Enron'un işbirliği alanlarına ilişkin bazı örnekler şunlar: 

-    1988'de Başkan George W. Bush'un baskılarıyla Enron tarafından Arjan­tin'e doğalgaz hattı döşendi.

-    1993 'de çöl fırtınası operasyonundan sonra Kuveyt'te zarar gören bir ener­ji santralinin yenilenmesi, diğer firmalardan daha yüksek fiyat teklif etmesine rağ­men Enron'a verildi.

-    Clinton iktidarı döneminde, Enron Rus petrolünün Avrupa'ya pazarlanma-sında Clinton yönetimine yardım etmiş ve 1995 yılında Mozambik'ten Güney Afrika'ya uzanan bir doğalgaz hattı yapımının Enron'a verilmesi için Clinton yönetiminin Mozambik liderlerine baskı yaptığı yönünde haberler çıkmıştı. 

Düzenleyen: Selahattin TOGAY

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler

Since 2005