Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Sigortanın Genel İlkeleri 

Sigortanın Genel Prensipleri, her türlü sigorta teminatı için uyulması ve uygulanması zorunlu olan ilkelerdir.

Sigorta Edilebilir Menfaat 

Sigorta Edilebilir Menfaat, poliçe sahibi ile sigorta konusu arasındaki yasal bir ilişkiden doğan sigorta ettirme hakkıdır. 

Sigortanın konusu, sigortalı şey ya da olası sorumluluktur. Bu, yangın sigortalarında "Bina, gayrimenkul...", nakliyat sigortalarında "Gemi, Yük..." sorumluluk sigortalarında, bir kimsenin yasal sorumlukları, hayat sigortalarında ise "Yaşam" dır. 

Sigorta sözleşmesinin konusu ise, poliçe sahibinin bunlar üzerindeki para ile ölçülebilir men­faatidir. Sigortalıya verilen teminat, sigorta sözleşmesinin koşullan çerçevesinde, sigortalının finansal kaybını gidermeyi veya yerine koymayı amaçlamaktadır. 

Sigortalının sigorta konusu olan malı yada yaşamının zarara uğraması durumunda oluşacak olan maddi kayıplar sigorta edilebilir menfaatleri gündeme getirmektedir. 

Sigorta edilebilir menfaat: Sigorta; mal, yaşam, sorumluluk alanlarında bir konuyu içermeli, sigorta ile sigorta konusu arasında finansal bir ilişki bulunmalı, bu ilişki yasal ve para ile ölçülebilir olmalıdır. 

 

Azami İyi Niyet 

Azami iyi niyet, sigorta sözleşmesindeki taraflardan her birinin, diğerine, sözleşmeyi kabul edip etmemesinde etkili olabilecek bütün bilgileri, talep edilmemiş olsalar bile, vermesini gerektirir. Azami iyi niyet, hem sigortalı hem de sigortacı açısından gerekli olmakla birlikte, uygulamada daha çok sigortacıyı ilgilendiren bir yükümlülükdür. Azami iyi niyet'in oluşması için beyan yükümlülüğünün yerine getirilmesi gerekmektedir. Azami iyi niyet tek taraflı bir uygulama değildir. Sigortalının beyan yükümlülüğü azami iyi niyetin göstergesi sayılırken, sigorta şirketinin azami iyi niyeti de tazminatı kısa sürede ödemesi ile oluşmaktadır. 

Sigortalının verdiği bilgiler, bir sigortacının sigorta teminatı verip vermeme kararında etkili ola­bilecek bütün detayları içermelidir. 

Sigortalı, sigorta konusu üzerinde, sürekli denetim olanakların ve özel bir koşul ya da yüküm­lülük söz konusu olmadıkça, dilediği biçimde tasarruf ve kullanım hakkına sahiptir. Sigortacı ise, sigortalının ihmalinden doğmuş olsa bile hasarı karşılama durumundadır. 

Sigortacı açısından bu ilkeye uyulmaması durumu, rizikonun gerçekleşmeyeceğini bilerek sigorta sözleşmesi yaparak sigortalıdan prim tahsil etmek ya da poliçede kasıtlı olarak belir­siz bir ifade kullanmak biçiminde ortaya çıkmaktadır. 

Tazminat Prensibi 

Hayat ve ferdi kaza sigortaları dışındaki bütün mal ve sorumluluk sigortaları tazminat sözleşmeleridir. Sigorta yapılması konusunda parasal bir çıkar bulunmuyor ise diğer bir ifade ile tazmin olacak bir maddi kayıp söz konusu değilse sigorta sözleşmesi de kurulamayacaktır. 

Tazminat sözleşmelerinin amacı, sigortalının mali durumunu hasar meydana gelmeden evvel­ki duruma getirebilmek ve hasarı yerine koymaktır. 

Sözleşmede belirtilen sigorta bedeli yeterli bir miktar ise, sigortalının zararını tatmin edecek bir biçimde tazmin etme olanağı sağlanmaktadır. Sigorta sözleşmesi, sigortalının hasardan önceki mali düzeyinin üzerine çıkarılması için bir araç olarak kullanılamaz. Amaç asla yerine koymanın ötesine geçip sebepsiz zenginleşme veya spekülatif bir kazanç elde etmek olamaz. 

Halefiyet ve Hakların Devri 

Bir kimsenin bir başkasına karşı sahip olduğu hakların, üçüncü bir kişiye devredilip bu üçüncü kişi tarafından kullanılmasına halefiyet adı verilmektedir. Sigortacılıkta, sigortacı, bir hasar da ilgili olarak sigortalıya ödediği tazminat oranında, sigortalının yerine geçmektedir. Sigortalının bu zarardan ötürü üçüncü kişilere karşı bir dava hakkı var ise, bu hak, tazmin edilen zarar oranında sigortacıya devredilmiş olmaktadır. 

Sigorta ettirilen değer, başkasının kusuru ile hasara uğramışsa, sigortalının bu kimseyi dava edip zararını ondan alma hakkı vardır. Eğer sigortalı, aynı zarar sigortacıdan da almakta ise, sorumlu kişiden ikinci kez tazminat alınması, kendisi için haksız bir kazanç kaynağı olmak­tadır. Bu durumu önlemek ve sigortalının hem sigortacıdan hem de kusuru kişiden tazminat almasını önlemek için, bu ilke uyarınca sigorta konusunun uğradığı zarardan ötürü sigortacı sigortalıya herhangi bir ödemede bulunmuşsa, yaptığı ödeme oranında sigortalının yerine geçerek, onun bütün haklarına "halef" olur. Amaç; sigortalının zararından fazlasını tazminat olarak almasına engel olmaktır. 

Ayrıca reasüre edilmiş sigortalarda sigorta şirketi de sigortalının yerine geçerek onun hak ve menfaatlerini temsil etmektedir. 

Hasara Katılım 

Hasara katılım poliçe koşullarına göre hasarı ödemiş olan bir sigortacının, aynı hasardan dolayı herhangi bir şekilde sorumlu olan diğer sigortacılara hasarı paylaşmaya davet hakkıdır. Poliçe kaç sigorta şirketi arasında hangi oranlarda paylaşılmış ise hasarda aynı sigorta şirket­lerince aynı oranlarda karşılanmasıdır. 

Hasara katılımın söz konusu olabilmesi için aşağıdaki koşulların varlığı gereklidir;

•  iki yada daha çok sayıda tazminat sigortası poliçesi bulunmalıdır.

•  Bütün poliçeler, aynı sigorta konusu ile ilgili olmalıdır.

•  Bu poliçelerin hepsi, hasara yol açan tehlikeyi temin etmiş olmalıdır.

•  Hasar anında bütün poliçeler yürürlükte olmalıdır.

•  Poliçeler aynı sigortalının aynı menfaat ilişkisini sağlamış olmalıdır.

•  Poliçeler hasara katılmayı engelleyecek bir hüküm içermemelidir. 

Hasara katılımda genel kural, sigortalının tazminatı sigortacıların herhangi birinden talep etmesi, bu sigortacının da ödemeyi yaptıktan sonra, diğer sigortacılara rücu etmesi yönündedir. Ancak, birçok sigorta sözleşmesine, her sigortacının hasardan kendi payı oranında sorumlu olacağını öngören bir hüküm konulmaktadır. 

Yakın Neden 

Sigorta uygulamasında, sigorta poliçeleri, sigorta konusu ile ilgili olarak ortaya çıkabilecek bütün hasarları, güvence altına almamaktadırlar. Temin edilen rizikolar, poliçede gösterilenler ile sınırlıdır. 

Sigortalının karşı karşıya kaldığı zarardan ötürü, sigortacıdan bir talepte bulunabilmesi için meydana gelen hasarın poliçede teminat altına alınan tehlike veya olaydan ileri geldiğini belir­lemek gerekir. 

Sigorta konusunu etkileyecek rizikolar, sigorta poliçesi açısından üç bölümde toplanabilir;

• Teminat altındaki rizikolar; bunlar, sigorta poliçesinde güvence altına alındığı, belirtilen rizikolar,

•  Teminat altında olmayan rizikolar;temin edilen rizikolar arasında sayılmayan sigortacının sorumluluğu dışında kalan tehlikelerdir,

• Yakın neden, ön plandaki neden olmalıdır. Yakın neden ile hasar arasından doğrudan ilişki bulunması gerekmektedir. Yakın neden belirlenirken bazı sorunlar ortaya çıkmaktadır. Hasar, tek bir nedene bağlı olabileceği gibi, birbirini kesintili yada kesintisiz bir biçimde izleyen bir çok olayın sonucu olarak da ortaya çıkabilir. Bir başka olasılık da birden fazla nedenin bir arada etkide bulunarak hasara yol açmalarıdır. Bu farklı nedenlerin bazılarının poliçe teminatına dahil olmasına karşılık, diğerlerinin tazminat dışında olması hasarın yakın nedeninin belirlen­mesinde güçlük yaratmaktadır. 

Yakın nedenin kolay anlaşılması için bir örnek vermek gerekirse; bir kasko poliçesi içindeki arabanın camının kırılması durumunu göstermemiz mümkündür. Cam kırılması durumunda kasko poliçeniz var ise poliçenin tüm değeri üzerinden değil zararı oluşturan alt risikonun karşılığına denk gelen meblağı tazminat olarak ödemektedir. Kısaca sigorta şirketi sadece camın bedelini ödemektedir.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler

Since 2005