Türkiye Ekonomisi

Dünya Ekonomisi

Osmanlı Ekonomisi

Finansal Ekonomi

İşletme Ekonomisi

Hizmet Ekonomisi

Kalkınma Ekonomisi

Tarım Ekonomisi

Borsa ve Yatırım

Ekonomi Sözlüğü

Ekonomi Ders Notları

Ekonomi Düşünürleri

Genel Ekonomi Soruları

Özel İstatistik Arşivi

Özel İktisat Konuları

Açık Öğretim İktisat

Ekonomi Kurumları

Kamu Yönetimi

Kamu (Devlet) Maliyesi

Sigortacılık Konuları

Türkiye İktisat Tarihi

Yeraltı Ekonomisi

Kredi Kartı Piyasası

Gelişmekte Olan Ülkeler

Finansal Piyasalar

Kent Ekonomisi

Liberalizm

Forex Piyasaları

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Az Gelişmiş Ülkelerde Tüketim Standartları 

A- Tüketim Standardı 

Gelişmiş ülkelerin geri kalmış ülkelere yaptıkları finansal yardımlar bu ülkelerin gelişmelerinde önemli bir etki yapmamış ve ekonomiye önemli bir katkı sağlamamıştır. Yine gelişmiş ülkelerce geri kalmış ülkelere bağış ya da kredi biçimide verilen paralarla, ihracattan sağlanan döviz verimli yatırımlara yöneltilemeyip israf edilmiştir. Diğer yandan, kapital sıkıntısı çekmeyen bazı petrol ülkeleri de petrolden kazandıkları kapital ile bir türlü kalkınamamıştır. Öte yandan son zamanlarda çeşitli kuruluşlarca yapılan araştırmalarda, geri kalmış ülkelerde gelir dağılımının son derece adaletsiz olduğu, milli gelirin büyük bir kısmının küçük bir azınlığın eline geçtiği ve bu nedenle geri kalmış ülkelerde kapital birikiminin kolay olduğu ortaya çıkmış, ancak geri kalmış ülkeler kalkınamamıştır. Kapital birikimi sağlayıcı tüm bu kolaylıklara karşın "azgelişmiş ülkelerin bir türlü kalkınamaması (yatırımlarını arttıramaması) bazı ekonomistleri azgelişmişliğin temel nedeninin kapital azlığı değil, tüketim standartları düşüklüğü olduğu görüşüne itmiştir." 

"Tüketim standartları demek, tüketim üniteleri olarak ailelerin kendileri için uygun ve zorunlu saydıkları tüketim düzeyi olup, bu yönüyle ailelerin kendilerine atfettikleri sosyal statü ile yakından ilgilidir." Bu açıdan bakınca çeşitli ülkelerin aileleri arasında belli ve tek bir tip tüketim standardı değil, ailelerin sosyal durumlarına göre çeşitli tüketim standartları vardır.

Tüketim standardının ne olduğunun iyi anlaşılabilmesi için şu üç kavramın bilinmesi gerekmektedir. 

1- Gerçek Tüketim Düzeyi

Bir ailenin; bir gün, bir ay, ya da bir yıl içinde aldığı mal ve hizmetlerin tümüdür. 

2- İdeal Tüketim Düzeyi

Tüketim ünitesi olarak ailelerin, içinde bulundukları sosyal grubun tüketim normlarını ve geliri dikkate alınmaksızın hayal güçlerine dayanarak elde etmeye değer verdikleri mal ve hizmetlerin tümüdür.

3- Tüketim Standardı

Bir ailenin sahip olmak istediği mal ve hizmetler açısından ulaşabilme olanağı bulunan gerçekçi bir büyüklüktür. Başka bir deyişle ailenin isterse sahip olabileceği mal ve hizmetlerin toplamıdır. Tüketim standartları sürekli olarak gerçek tüketim düzeyinin üzerindedir.

Geri kalmış ülkelerde tüketim standartları hem nitelik, hem de nicelik yönünden düşüktür. 

a- Tüketim Standartlarının Nitelik Yönünden Düşük Olması

Tüketim standartlarının nitelik yönünden düşük olması, toplumdaki sosyal grupların tüketimini uygun ve zorunlu gördükleri ve elde etmeye çalıştıkları mal ve hizmetler içinde, modern tüketim mallarının, özellikle de dayanıklı tüketim mallarının az bir yer kaplamasıdır.(4) Örneğin, bir ülkenin aileleri ve ailelerin bireyleri televizyon, buzdolabı, çamaşır makinası, müzik seti, bulaşık makinası, elektrik süpürgesi, mikser, mutfak robotu gibi çağdaş dayanıklı tüketim mallarına sahip olmak yerine; daha fazla yiyecek maddesi, alkol, sigara gibi zevk verici maddeler tüketmeyi; ayakkabı boyacısı, berber, kapıcı, hizmetçi, gündelikçi gibi ilkel ve vazgeçilebilir hizmetlerden satın almayı; paralarını gösterişli düğün., sünnet düğünü, yaş günü kutlaması, kokteyl gibi törenlere harcamaları, altın, gümüş, zümrüt, elmas gibi değerli takılara sahip olmayı ve spekülatif kazanç için arsa almayı yeğlemeleri o toplumda tüketim standartlarının nitelik yönünden düşük olduğunu gösterir. 

b- Tüketim Standartlarının Nicelik Yönünden Düşük Olması

Bir ülke halkının tüketim standartlarının nicelik yönünden düşük olması; elde edilmesi için çaba harcanan mal ve hizmetlerin sayı olarak az olması demektir. Örneğin, insanların iki televizyon yerine bir televizyon, iki radyo yerine bir radyo, iki elbise yerine binelbiseye sahip olmayı yeterli saymaları gibi. 

Toplumdaki tüketim standartlarının nitelik yönünden düşük olması ekonomideki tüketim yapısını, nicelik yönünden düşük olması ise tüketim hacmini etkiler. Tüketim standartlarındaki nitelik ve nicelik yönünden oluşacak düşüklük, modern tüketim mallarının, özellikle de dayanıklı tüketim mallarının ekonomi içinde az yer kaplamasına kaynakların verimliliği düşük sektörlerde kullanılmasına yol açar.

Örneğin, dışardan sağlanan ya da ekonomide yaratılan kapital, altın, gümüş ve arsa alımı gibi spekülatif kazanç amacıyla kullanılır ya da verimliliği dayanıklı tüketim malları sanayiinden düşük olan sektörlere gider ve ticaret sektörü aşırı biçimde genişler. 

Bir ekonomide ailelerin tüketim standartlarının nitelik ve nicelik bakımından artış göstermesi yani insanların bazı malları sosyal statüleri için vazgeçilmez kabul etmeleri ve onlara sahip olmayı istemeleri; kapitalin daha iyi, daha verimli sektörlerde kullanılmasını sağlar. Bunun yanında kalkınmayı frenlediği, geciktirdiği, önlediği kabul edilen pek çok davranışın da değişmesine yol açar.

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü

Sağlık Bilgileri