Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Banka Nedir? 

Kanunlarımızda banka kavramının tanımı yapılmamıştır. TTK'da 727. maddenin başlığı "bankanın tarifi" olarak >er almakladır. Bu maddede de banka kavramından, Bankalar Kanunu hükümlerine tabi kuruluşların anlaşılması gerektiğinin belirtilmesi ile yetinilmiştir. Buradan atıf yapılan BnkK.'nda da bankanın tanımı bugüne kadar yapılmamış idi. 

4389 Sayılı BnkK.'nun 2. maddesinde banka tanımı; "BnkK.'na göre banka adı altında Türkiye'de kurulan kuruluşlar ile yurtdışında kurulu bankaların Türkiye'deki şubeleri" şeklinde yapılmıştır. Ancak bankacılık faaliyetleri ve kredi kuruluşu tanımı, kanunda yine yer almamıştır. 

Banka, " sermaye, para ve kredi üzerine her çeşit işlemleri yapan ve düzenleyen, özel ve tüzel kişilerin, devletin ve işletmelerin bu alandaki her türlü ihtiyaçlarını karşılamak üzere çalışan iktisadi bir kuruluş" olarak tanımlanmaktadır. 

Bankacılık Nedir 

Banka ile ilgili olarak yapılan tanımların hemen hepsinde, bankaların fon toplama ve fon kullandırma olarak iki temel fonksiyonu vurgulanmaktadır. Bu iki temel fonksiyon bazı tanımlarda, para almak ve para satmak olarak da ifade edilmekledir. 'Tanımlarda vurgulanan bir diğer konuda, bankaların işletme olarak nitelendirilmesidir. Zaten bankaların ana amaçlarının para alıp satmak olduğu düşünüldüğünde; bankaları kısaca temel amaçları para alıp satmak olan hizmet işletmeleri olarak tanımlayabiliriz. 

Bankaların esas fonksiyonu, ekonomide yatırımları hızlandırabilmek için fon kullandırma işlemlerini kolaylaştırmaktır. Bankalar, borç para vermek isteyenlerle borç para almak isteyenler arasında aracılık rolü oynarlar. Ayrıca mali işlemler ile hizmet işlemleri yaparlar.

Sonuç olarak bankayı, fon toplayan/on kullandıran, para ve kredi araçlarının transfer ve tahsillerine aracılık eden ve diğer çeşitli bankacılık hizmetlerini yerine getiren işletme olarak tanımlayabiliriz. Aslında günümüz açısından, yaptığımız bu tanım bile bankayı tanımlamaya yeterli değildir. Çünkü günümüzde bankaların yaptığı işlemler o kadar çoğalmış ve o kadar çeşitlenmiştir ki, bankanın kapsamlı bir tanımını yapmak gittikçe zorlaşmaktadır. 

Ülkemizde Bankaların Kuruluş ve Faliyetleri İşlemleri Nasıldır? 

Ticaret, sanayi ve hizmet işletmeleri şahıs işletmesi, şahıs ortaklığı veya sermaye ortaklığı şeklinde kurulabilir ve bu konuda bir sınırlama veya zorlama söz konusu değildir. Oysa, ülkemizde banka işletmelerinin anonim şirket şeklinde kurulma zorunluluğu vardır. Başka bir anlatımla ülkemizde banka işletmeleri, şahıs işletmesi, kollektif ortaklık, adi komandit ortaklık, limited ortaklık ve sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklık şeklinde kurulamazlar. BnkK.'nda bankaların anonim ortaklık şeklinde kurulması zorunluluğuna ilişkin olan hükmün gerekçesi bize göre; bu ortaklıkların ortak sayısının fazla olması, daha profesyonelce bir yönetime sahip olmaları, ve çeşitli menkul kıymetleri çıkarmayla ilgili işlemleri SPK'na göre daha rahat yapabilmeleri gibi gerekçelerdir. 

Anonim ortaklıkların kurulmasıyla ilgili işlemlerden başka, banka işletmelerinin kurulmasıyla ilgili ülkemizde bazı ek koşullarında yerine getirilmesi gerekmektedir. Ülkemizdeki uygulamaya ve BnkK. 'na göre banka kuruluşunda istenen bu ek koşulları aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür: 

Bankaların Kuruluş İşlemleri 

Banka Kurucuların Nitelikleri Neler Olmalıdır? 

Kurucularının,

a.  Müflis veya konkordato ilan etmiş olmaması,

b.  Tasfiyeye tabi tutulan bankerler, bankalar, sigorta şirketleri ve para ve sermaye piyasalarında faaliyet gösteren kurumlarda ve Fona devredilen bankalarda doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on ve daha fazla oranda pay sahibi olmaması, 

Bankaların Kuruluş ve Faliyetleri Hakkında Yönetmelik 

c.   Hakkında 14. madde uyarınca işlem yapılmakta olan bir bankada doğrudan veya dolaylı olarak yüzde on ve daha fazla bir oranda pay sahibi olmaması veya bu oranın altında olsa dahi yönetim ve denetim kurullarına üye belirleme imtiyazı veren pay sahibi olmaması,

d.  Taksirli suçlar hariç olmak üzere affa uğramış olsalar bile ağır hapis veya beş yıldan fazla hapis yahut basit nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihale alım ve satımlara fesat karıştırma, karapara aklama veya Devlet sırlarını açığa vurma, vergi kaçakçılığı veya vergi kaçakçılığına teşebbüs ya da iştirak suçlarından dolayı hüküm giymiş bulunmaması,

e.  Banka kurucusu veya ortağı olmanın gerektirdiği mali güç ve itibara sahip bulunması. 

Bankaların Hisse Senetlerinin Nitelikleri Nasıl Olmalıdır? 

Bankaların Kuruluş Şartları 

Hisse senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının ada yazılı olması, tüzel kişi kurucuların yönetim ve denetimine sahip gerçek kişilerin kim olduğunun belgelenmesi ve kurucularda aranan şartları taşıması gerekir.

a.  Ödenmiş Sermayelerinin Alt Sınırı: Bankaların nakden ve her türlü muvazaadan uzak olarak ödenmiş olan sermayeleri 20 Trilyon TL'den az olamaz.

b.    Ana Sözleşmesinin Kapsamı: Bankaların kuruluşla ilgili ana sözleşmelerinin BnkK. hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.

c.  Sermayenin %10 ve Daha Fazlasına Sahip Olacak Ortakların Nitelikleri: Sermayenin doğrudan veya dolaylı olarak %10 ve daha fazlasına sahip olan ortakların kurucularda aranan nitelikleri taşıması şarttır. Bu nitelikleri kaybeden ortaklar ile Kurulun iznini almadan pay edinen ortaklar, temettü dışındaki ortaklık haklarından yararlanamaz. Bu durumda temettü dışındaki ortaklık hakları Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından kullanılır. 

Bankaların Faaliyete Başlamayla ile İlgili    Özellikleri Nelerdir? 

Kuruluş izni veya Türkiye'de şube açma izni almış olan bir bankanın, mevduat kabulü veya bankacılık işlemleri yapmak üzere ayrıca izin alması şarttır. Bu izin bir beyanname ile yapılacak başvuru üzerine Kurulca verilir. Verilen izinler Resmi Gazete'de yayınlanır.

Başvuru ile iznin verilmesine ilişkin esas ve usuller Kurumca çıkarılacak yönetmelikle tespit edilir. Kuruluş izni almış bir bankanın faaliyete geçebilmesi için,

a.  Sermayenin nakit olarak ödenmiş olması,

b.  Esas sermayenin % 5'i faaliyete başlamadan önce ve kalan % 5'i de faaliyete geçiş tarihinden itibaren bir yıl içinde olmak üzere kurucular tarafından Fona asgari sermayenin % 10'u tutarında ayrıca sisteme giriş payı yatırılması.

c.  Bankacılık işlemlerini gerçekleştirebilecek ölçüde yönetim, personel ve teknik donanıma sahip olunması,   şarttır.

Ülkemizde Bankaların Kredi Verme İşlemleri İle İlgili Sınırlamalar Nelerdir? 

Bankaların kredi verme işlemleri ile ilgili sınırlamalar ise şöyledir:

a.  Bir banka gerçek veya tüzel bir kişiye özkaynaklarının % 25'inden fazla kredi vereme/, aval ve kefaletlerini kabul edemez.

b.  Yine bir gerçek veya tüzel kişiye doğrudan veya dolaylı olarak banka özkaynaklarının % 10'undan daha fazla oranda verilen krediler ile kabul edilen aval ve kefaletler büyük kredi say ılır ve bu kabul edilen aval ve kefaletler hariç olmak üzere bunların toplamı özkaynaklarının 8 katını aşamaz.

c.   Bu Kanun uygulanmasında dolaylı pay sahipliği, dolaylı kredi ve dolaylı iştirak tanımları le kredi sınırlarının hesabında gayrinakdi kredilerin dikkate alınma oranlan Kurulca belirlenir. 

Ülkemizde Bankaların İştirakte Bulunmaları ile İlgili Sınırlamalar Nelerdir? 

a.  Bankalar ve sermayelerinin yüzde ellisinden fazlasına sahip oldukları iştirakleri, banka sermayesinin % 10'undan fazlasına sahip olan ortakların, yönetim kurulu başkanı ve üyelerinin, genel müdür ve yardımcılarının ayrı ayrı ya da birlikte sermayelerinin % 25 inden fazlasına sahip oldukları ortaklıklara iştirak edemezler.

b.  Bir bankanın iştirak ettiği ortaklık ve kuruluşlar, sermayelerine iştirak eden bankanın hisse senetlerini satın alamazlar, rehin olarak kabul edemezler ve karşılığında avans veremezler.

c.  Bankaların yurtdışında ortaklık kurmaları ve ya kurulmuş ortaklıklara katılmaları Kurulun iznine tabidir.

d.      Bu Kanununa göre yürürlüğe konulan standart oranlan gerçekleştiremeyen bankalar, mevcut iştiraklerden bedelsiz edinilen hisseler hariç, hiçbir şekilde yeni iştirak edinemezler. 

Ülkemizde Bankaların Gayrimenkul Edinmesi İle İlgili Sınırlamalar Nelerdir?

Bankaların edinecekleri gayrimenkullerin amortismanlar düşüldükten sonraki kayıtlı değerleri toplam özkaynaklarm yarısını aşamaz. Bu hesaplamada yeniden değerleme yapılarak gayrimenkul hesabına eklenen tutarlar '7c 50 oranında dikkate alır.

Ülkemizde Bankaların Gayrimenkul ve Emtia Ticareti ile İlgili Sınırlamalar Nelerdir? 

Bankalar, ticaret amacı) la gayrimenkul alım ve satımında bulunamayacakları gibi basılı ve külçe halinde altın ile Kurulca uygun görülecek diğer kıymetli madenlerin alım ve satımı hariç ticaret amacıyla emtia alım ve satımı ile uğraşamazlar, gayrimenkul yatırım ortaklıkları hariç olmak üzere münhasıran gayrimenkul ticareti yapan ortaklıklara katılamazlar ve bu konuda iş yapan gerçek ve tüzel kişilere kredi açamazlar.

Bankaların emtia ticareti ve ticari amaçlı gayrimenkul alış ve satışları da yasaklanmıştır. 

Ülkemizde Bankaların Yönetimi Kimler Tarafından Yapılır? 

Bankaların yönetiminin profesyonel yöneticiler tarafından yapılması amaçlanmaktadır. Banka yöneticilerinden belirli bir tahsil, belirli bir deneyim ve BnkK.'na aykırı davranmaktan dolayı hapis veya bir defadan fazla ağır para cezası ile cezalandırılmamış, yüz kızartıcı suçlardan dolayı mahkum olmamış, iflas etmemiş olmaları istenmektedir.

Banka genel müdür ve yardımcılarının hukuk, iktisat, işletmecilik, maliye, bankacılık, mühendislik-işletmecilik dallarında en az lisans düzeyinde öğrenim görmüş olmaları ve bankacılık ve işletmecilik dallarında genel müdürlüğe atanacakların en az l() yıl, genel müdür yardımcılıklarına atanacakların ise en az 7 yıl tecrübe sahibi olmaları şarttır. 

Ülkemizde Bankaların Denetimi Nasıl Yapılır?  Banka Denetim 

Bankaların iç denetimi, anonim ortaklıklarda olduğu gibi ilk olarak iç denetçiler   tarafından   yapılmakta;   ayrıca   bankaların   bünyelerine   bağlı müfettişler çalıştırılmaktadır.

Bankalar işlemleri nedeniyle karşılaştıkları risklerin izlenmesi ve kontrolü sağlamak amacıyla faaliyetlerini kapsamı ve yapısıyla uyumlu, esas ve usulleri Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek etkin bir iç denetim sistemi ile risk kontrol ve yönetim sistemi kurmakla yükümlüdürler. Ayrıca bankaların, işlemlerinin bankacılık ilkelerine ve mevzuatına uygunluğunu denetlemek üzere yeteri kadar müfettiş çalıştırmaları zorunludur.

Banka işletmelerinin dış denetimi ise, BDDK adına banka yeminli murakıpları ve özel olarak bağımsız dış denetim şirketleri tarafından yapılmaktadır. 

Ülkemizde Bankaların Devir ve Birleşmeleri Nasıl Yapılır? Banka Denetimi 

Türkiye'de faaliyette bulunan bankalardan birinin diğer bir veya birkaç banka ile birleşmesi veya bütün borç ve alacak ve mevduatını Türkiye'de faaliyette bulunan diğer bir bankaya devretmesi BDDK'nun iznine tabidir. Bankaların bu Kanuna göre yapılan birleşme ve devirlerinde 6762 sayılı TTK hükümleri uygulanmaz. Birleşme ve devirlere ilişkin esas ve usuller Kurul kararı ile çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.

Ülkemizde Bankaların Tasfiyesi Nasıl Yapılır? 

Türkiye'de faaliyette bulunan bankalar faaliyetlerine son vermek ve bunları tasfiye etmek istedikleri takdirde, durumu Türkiye çapında basımı ve dağıtımı yapılan en az iki gazete ile ilan ve mevduat sahipleri ile alacaklılarına veya bu durumda sayılabilecek kişi ve kurumlara tebliğ ederek ellerinde bulunan ayni ve nakdi her türlü mevduat ile emanet ve cari hesap bakiyelerini ve sair borçlarını, vadeli olsalar bile vadelerini beklemeksizin iki ay içinde iadeye ve bu süre içerisinde sahibi başvurmayan ayni ve nakdi her türlü mevduat, emanet ve alacakları BDDK'na tevdi etmeye mecburdurlar. BDDK. bu suretle verilen değerleri, takip eden yılbaşından başlamak üzere on yıl süre ile her yıl başında usulüne göre ilan etmek suretiyle saklar. Son ilan tarihinden itibaren altı ay içinde aranmayan bu değerler TMSF'na gelir kaydedilir. BDDK, tasfiye işlemlerini denetlemeye ve ilgililerden gerek göreceği her türlü belge ve bilgiyi istemeye yetkilidir.

Bankaların Diğer Önemli Özellikleri Nelerdir? 

Bankaların diğer anonim ortaklıklardan ayrılan bir takım özellikleri daha vardır. Aşağıda bunlara değinilecektir.

Mevduat Kabulü ve Bankacılık İşlemleri Konusunda Banka İşletmeleri Özel Bir İmtiyaza Sahiptirler.

Bankalar Kanunu ve özel kanunlarına göre yetkili olanlar dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişi meslek edinerek mevduat kabul edemez ve bankacılık işlemleri yapamaz. Sadece kendi çalışanlarına ait olmak üzere sağlık, sosyal yardım ve tasarruf sağlamak amacıyla kurulan sandıkların sadece kendi üyelerine bu amaçlar için topladıkları paralar ve SPK hükümlerine göre borçlanmak amacıyla ihraç edilen sermaye piyasası araçları, "mevduat" ve "bankacılık işlemleri" sayılmaz. 

Yedek Akçe Ayırma Konusundaki Özellikleri 

Diğer anonim ortaklıklara nazaran banka işletmeleri daha fazla yedek akçe ayırmak ve yasal yedek akçelerini TCMB 'ndaki devlet tahvili hesabına yatırmak zorundadırlar.

Banka işletmeleri, TTK'nun ve ana sözleşmelerinin ayrılmasını zorunlu kıldığı yedek akçelerden başka, verdikleri kredilerle ilgili özel ve genel kredi karşılıkları ayırmakla da yükümlüdürler.

Bankalarca, 3182 sayılı BnkK. 'nun 32. Maddesinin 1 numaralı fıkrası hükmü gereğince bu güne dek ayrılmış bulunan "Muhtemel Zararlar Karşılığı" hesabındaki bakiyeler "İhtiyari Yedek Akçeler" hesabına aktarılır.

TTK'na göre ayrılan karşılıkların, bankaların yıllık bilançolarının genel kurul tarafından onaylanmasını izleyen 15 gün içinde TCMB nezdinde Hazine adına açılacak "Kanuni yedek Akçeler Karşılığı Devlet Tahvili Hesabı" 'na yatırılması zorunludur.

 Bankalar, Genelde Kendi Mensuplarına Kredi Veremezler. 

Bankalar, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile genel müdür ve yardımcılarına, kredi açmaya yetkili diğer mensuplarına, bunların eş ve velayet altındaki çocuklarına ve bunların ayrı ayrı veya birlikte sermayelerinin %25 ve daha fazlasına sahip oldukları ortaklıklara, diğer banka mensuplarına ve bunların eş ve velayet akındaki çocuklarına, banka mensuplarının kurduğu veya banka mensupları için kurulan, sandık dernek, sendika veya vakıflara her ne şekilde olursa olsun kredi veremezler, kefaletlerini kabul edemezler, tahvil veya benzeri menkul kıymetlerini satın alamazlar.

Banka mensuplarına aylık net ücretleri toplamının 5 katını aşmamak üzere verilecek krediler ve bu krediler için kabul edilecek kefaletlerde bu sınırlama söz konusu değildir.

Bankalar, Topladıkları Mevduat İçin Karşılık Ayırmak Zorundadırlar. 

Özel önlemler alınmazsa bankalar istedikleri kadar kaydi para yaratarak mali sistemi etkileyebilirler. Bu sebeple bankaların, topladıkları mevduatın tamamını kullanmaları yasal düzenlemelerle engellenmektedir.

Bankaların topladıkları mevduatları kredi olarak kullandırabilmeleri için bu mevduatların bir kısmını karşılık olarak ayırmaları zorunluluğu getirilmiştir. Uygulamada bu karşılığa verilen isim "mevduat munzam karşılıklarıdır." Böylece; karşılık bulundurma zorunluluğu, bankaların mevduat yaratma özgürlüklerinin etkin bir şekilde sınırlandırılmasını sağlar. Uygulamada bankalar ayırdıkları karşılıkları kendi kasalarında tutamazlar. Belirlenen süre içinde   TCMB'na   yatırmak zorundadırlar. 

Bankalar, Günlük Talepleri Karşılamak Üzere Belirli Tutarda Nakit Bulundurmak Zorundadırlar.

Bankaların, ayrıca müşterilerinin taleplerini karşılamak üzere belirlenen oranda kullanıma hazır likit değer bulundurma zorunluluğu da vardır. (Umumi Disponibilite) 

Bankaların Topladıkları Tasarruf Mevduatını Korumak Amacıyla "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu" Kurulmuştur.

Bankacılıkta güven ve istikrarı korumak, bankaların mali bünyelerini güçlendirmek, gerektiğinde yeniden yapılandırmak ve bankalardaki tasarruf mevduatını sigorta ettirmek amacıyla tüzel kişiliğe sahip olan "TMSF" kurulmuştur. TMSF   BDDK'na bağlıdır.

Bankalardaki tasarruf mevduatı kamu tüzel kişiliğine haiz TMSF tarafından sigorta edilir. TMSF BnkK. Md. 14 gereğince, hisseleri ve/veya yönetim ve denetimi kendisine intikal eden bankaların mali bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması ve üçüncü kişilere devri ve bu Kanun ile kendisine verilen diğer görevleri de yapmakla görevli ve yetkilidir. 

Bankaların Fon Toplama Açısından Ülke Ekonomisine Katkıları Çok Fazladır.

Bankalar, küçük tasarrufları bir araya getirerek ülke kalkınması için gerekli olan yatırımların yapılmasına, kıt olan fonların daha uygun yer ve zamanda kullanılmasına katkıda bulunurlar.

Küçük tasarrufları bir araya getirerek kullanıma hazır fon birikimini sağlamak, günümüzde bankaların önemli işlevlerinden birini oluşturmaktadır. Örneğin, her birinin 500.000.000 TL tasarrufu olan 10.000 kişinin var olduğunu düşünürsek, bunların tek başına bu tasarrufları ile önemli bir yatırım yapmaları mümkün olamaz. Bu kişiler tasarruflarını bankav a yatırırlarsa bankada 50 Trilyon birikmiş olur.

Mevduat munzam karşılığı, ve disponibilite oranı düşüldükten sonra kalan tutar ile önemli yatırımların yapılması mümkün olabilir. Tasarruf sahiplerinin tasarruflarını a) nı anda çekmeleri, genelde, söz konusu olmaz ve fonların kullanım süreci uzamış olur. Diğer taraftan, biriken bu fonların birikimin yapıldığı yerden farklı yerlerde bulunan kalkınmada öncelikli yörelerde kullanmak da mümkün olabilir. 

4389 Sayılı Bankalar Kanunu'nun Bankaların Özellikleri İle İlgili Getirdiği Yenilikler Nelerdir?

4389 sayılı BnkK.'nda yapılan yeni düzenlemeler aşağıda özet halinde verilme} e çalışılmıştır. 

l. BnkK.'nda yapılan en önemli değişiklik, bankaların denetim sistemleri ile ilgili olarak yapılan değişikliklerdir:

-  İdari ve mali özerkliğe sahip, siyasi otoriteden bağımsız, yeni bir BDDK kurulması öngörülmüştür. Kurul Başkan ve ikinci Başkan dahil 7 üyeden oluşacak olup, ilgili bakanın önerisi ile Bakanlar Kurulu'nca atanacaktır. Üyelerin maliye-finans alanında en az l() yıl deneyimli, üst düzey yöneticilik yapmış veya ilgili alanlarda en az 10 yıl öğretim üyeliği yapmış olmaları gerekir.

-   Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu ile Hazine Müsteşarlığı ve TCMB'nm banka gözetim ve denetim yetkileri Kuruma devredilecektir. Ancak, Kurum, talepleri halinde veya gerektiğinde Hazine Müsteşarlığı, DPI" Müsteşarlığı ile TCMB'na para. kredi ve bankacılık politikalarının yürütülmesi  ile ilgili konularda mütalaa ve bilgi verecektir.

-   Kurumun giderleri Kurul kararıyla yürürlüğe girecek bütçeden, bütçenin gelirleri ise bankaların ödeyeceği (azami aktif toplamlarının ojı binde üçü oranındaki) giderlere katılma payından karşılanacaktır.

-  Bankaların kuruluşuna izin verilmesi veya banka kuruluş izninin iptal edilmesi yetkisi Kurulun en az 5 üyesinin olumlu oyu ile alınacak karara istinaden Bakanlar Kurulu'nun yetkisinde kalmaktadır.

-   Kurum, yabancı ülkelerin denetime yetkili mercileri ile bankacılıkla ilgili her türlü işbirliği ve bilgi alışverişinde bulunabilecektir.

2.  Banka kuruluşunda aranan şartlar ağırlaştırılmıştır:

-  Banka kurucuları, banka sahibi olmanın gerektirdiği mali güç ve itibara sahip olacaklardır.

-   Kuruluşta aranan ödenmiş sermayenin her türlü muvaazadan ari 20 Trilyon Tl,'den az olmaması öngörülmüş ve kurulca belirlenecek diğer sermaye benzeri kaynakların da özkaynak sayılmasına olanak sağlanmıştır.

-   Ödenmiş sermayenin %10'u oranında TMSF'na sisteme giriş payı yatırılması şartı getirilmiştir.

3.  Genel müdür ve yardımcılarının, atanmasından önce Kurumdan izin alınması, yemin etme ve mal beyanında bulunma zorunluluğu bulunmaktadır.

4.  Bankaların uygun bir iç denetim ve yönetim sistemine sahip olmaları şartı getirilmiştir.

5.  Bankaların açacakları her şube için, kuruluşta aranan asgari sermaye tutarının yüzde biri oranında özkaynak bulundurmaları öngörülmüştür.

6.  AB direktifine paralel büyük kredi tanımı getirilerek büyük krediler özkaynakların 8 katı ile sınırlandırılmıştır.

7.  Bankaların yurt dışında ortaklık kurmaları veya kurulmuş ortaklıklara katılmaları Kurul'un iznine tabi tutulmuştur.

8.   Mali bünyesi zayıflayan bankalara ilişkin olarak alınacak tedbirler daha detaylı ve kapsamlı düzenlenmiştir.

9.  Banka kaynaklarının ortaklar tarafından istismar edilmesini önleyecek tedbirlere yer verilmiş ve bu durumu tespit edilen ortakların ortaklık haklarının sınırlandırılmasına ve gerekli şartların mevcudiyeti halinde hisselerinin TMSF'na devredilmesine ve bu ortaklarla kanuna aykırı eylemleri ile bankanın iflasına neden olan banka yöneticilerinin şahsi iflaslarının istenebilmesine imkan sağlanmıştır.

10.  TMSF'nun kaynaklarının yetersiz kalması halinde Fon'a TCMB'nca verilecek avansın vade, tutar, geri ödeme şekil şartları ile faiz oranı ve diğer hususlar Kurulun görüşü alınarak TCMB'nca belirlenecektir.

11.  Mevduat kabul ve bankacılık işlemleri yapma yetkisi kaldırılmış olan bir bankanın tasfiye sürecinin hızlandırılması sağlanmıştır.

12.  Bankaların şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olma ya da bu yolda asılsız haber yayılmasında kullanılabilecek araçlara internet, kablolu yayın veya elektronik bilgi iletişim araçları ilave edilmiş ve ayrıca isimleri belirtilmese dahi bankaların güvenilirliği konusunda kamuoyunda tereddüde yol açarak bankaların mali bünyelerinin olumsuz etkilenmelerine neden olabilecek nitelikte asılsız haberleri Kanunda belirtilen araçlarla yayınlananlara ağır para cezası verilmesi hükme bağlanmıştır.

13.  Bazı suçlar için ekonomik suça ekonomik ceza prensibiyle idari para cezası getirilmiştir. Bazı adli, suç ve cezalarda ceza hadleri yükseltilmiştir.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler - Sağlık Bilgileri

Since 2005