DÜNYA EKONOMİSİNİN ÖRGÜTLENME ŞEKİLLERİ

1. DÜNYA EKONOMİSİNİN ANARŞİK YAPISI
2. ULUSLARARASI KONSORSİYUMLAR VE KARTELLER
3. ULUSLARARASI TRÖSTLER
4. ULUSLARARASI BANKA KONSORSİYUMLARI
5. ULUSLARARASI PÜR KAPİTALİST ÖRGÜTLENMELERİN NİTELİĞİ
6. EKONOMİK YAŞAM VE KAPİTALİST ÇIKARLARIN ULUSLARARASILAŞMASI

Günümüz dünya ekonomisi üst düzeyde bir anarşik yapıyla karakterize edilir. Bu bağlamda modern dünya ekonomisinin yapısı, ondokuzuncu yüzyılın sonlarında bütün canlılığıyla ön plâna çıkan örgütlenme sürecinde, "ekonomik güçlerin serbest hareketinde" dikkate değer sınırlamalar yaratarak önemli değişikliklerin gerçek­leştiği, ulusal ekonomilerin bu yüzyılın başındaki mevcut olan yapısıyla karşılaştırabilir. Dünya kapitalizminin bu anarşik yapısı iki gerçekle ifade edilir. Bir yandan dünya sanayi krizleri diğer yandan savaşlar. 

Burjuva iktisatçıları gibi serbest rekabetin kaldırılması ve bu­nun yerini kapitalist tekellerin alması durumunda sanayi krizleri­nin sona ereceğini düşünmek çok büyük hatadır. Burjuva iktisatçı­ları küçük bir noktayı gözden kaçırmaktadırlar. Bu nokta ise, bir "ulusal" ekonominin ekonomik faaliyetlerinin günümüzde dünya ekonomisiyle bağlantılı olduğudur. "Ulusal" ekonomi nasıl ki bir devletin sınırları içindeki tekil ekonomilerin aritmetik toplamı de­ğilse, dünya ekonomisi de "ulusal" ekonomilerin aritmetik toplamı değildir. Her iki durumda da diğerlerini tamamlayan çok önemli unsurlar vardır, bağlantılar ve karşılıklı faaliyetler. Bu Rodbertus'un "ekonomik komünikasyon" adını verdiği ve bu olmadan "reel bütünlük"; "sistem", sosyal ekonominin söz konusu olama­yacağı ancak izole edilmiş ekonomik birimlerden bahsedilebileceği spesifik bir araçtır. Serbest rekabet "ulusal ekonominin" sınırları içinde kaldırılsa bile, "ulusal" birimler arasında anarşik olarak ku­rulmuş bağların devam etmesi yani dünya ekonomisinin anarşik yapısının değişmeden kalması nedeniyle krizler sürecektir. 

Krizler hakkında söylenenler, savaşlar için de geçerlidir. Kapi­talist bir toplumda savaşlar kapitalist rekabet metotlarından bir tanesidir. Öyle ki kapitalist rekabet dünya ekonomisini kavrayacak bir yapıdadır. Bu nedenle savaş, eşanlı gelişen dünya pazarının kör yasalarının baskısı altında üretim yapan bir toplumun kendiliğinden var olan bir yasasıdır, yoksa bu, üretim ve bölüşüm sürecini bilinçli bir şekilde düzenleyen bir toplumun yasası değildir.

Dünya ekonomisinin anarşik yapısı bir bütün olarak dikkate alınmadığında, örgütlenme süreci kendini uluslararası sendikalar, karteller ve tröstlerin gelişiminde göstererek ilerleme temposunu sürdürür. Öncelikle bu oluşumların günümüzdeki genel görünüşünü ele alalım.

Taşıma endüstrisindeki en büyük kartelleri şu şekilde sıralaya­biliriz (savaşın ortaya çıkardığı değişikliklere değinmeden):

1) Sailing Shipowners Documentery Committee (İngiliz, Alman, Nor­veç ve Danimarka deniz nakliyat şirketleri;
2) Internationale Se-gelschiffahrtkonvention (İngiliz, Alman, Danimarka, İsveç ve Nor­veç yelkenli gemileri);
 3) Baltık ve Beyaz Deniz deniz ticaretinin %60-70'ine sahip Baltic and White Sea Conference (Alman, Fran­sız, Hollandalı, İspanyol, Belçikalı, Danimarkalı, Norveçli, İsveçli, Rus ve Finlilerle birlikte);
4) Internationalen Küstenschiffahrsver-bend, Altona;
5) Nortadlantischer Dampferlinienverband (Alman, Amerikan, Belçikalı, Fransız ve Avusturyalılar);
6) International Mercantile Marine Company, diğer adıyla The Morgan Trust (baş­lıca Amerikan, İngiliz ve Alman şirketlerinden oluşmuştur) şirketi 1911 'in sonu itibarıyla 1,158,270 gros tonluk 130 buharlı gemiye sahipti. Bu kartellerin dışında navlunların, indirimlerin vs.'nin dü­zenlenmesi konusunda çok sayıda anlaşmalar da mevcuttu. 

Madencilik ve metalürji sanayi

1) Internationales Tragerkartell (Alman, Belçika ve Fransız çelik sendikaları);
2) Internationales Schienenkartell (Alman, İngiliz, Fransız, Belçika, Amerikan, İs­panyol, İtalyan, Avusturyalı ve Rus demiryolları araçları fabrikala­rı);
3)  Internationale Stahlkovention (Amerikan Çelik Tröstü, Bethlehem Çelik Şirketi ve Krupp firması);
4) Internationale Ble-ikonvention (Alman, Avusturya, Belçika, Amerikan, Meksika ve İngiliz kurşun imalatçıları);
5) Deutsch-Oesterreichischer Stahl-gussverband;
6) Deutsch Englische Ferromanganeisenkonvention;
7) Internationale Vereinigung von Ferrasiliziumwerke (Norveç, İs­viçre Tirol, Bosna, Savoieve, Almanlar);
8) Internationales Me-tallplattensyndikat (Almanya ve Avusturyalı);
9) Vereinigung der Zinkplattenfabrikanten (İngiliz ve Amerikalı; dünya pazarında çok etkili);  
10) Internationale Zinkkonvention  (Almanya,  Belçika, Fransız, İtalyan, İspanyol, İngiliz ve Amerikan; Avrupa üretiminin %92'sini kontrol etmektedir);
11) Internationaler Zinkhüttenvar-bond (Almanya, Fransa, Belçika ve İngiltere);
12) Internationales Drahtgeflechte kartel (Alman, Belçikalı, Fransız, İngiliz);
13) In­ternationales Abkommen der Kupferdrehtziehereien;
14) Deutsch-Englische Schraubenkonvention;
15) Internationales Emaille kartel (Alman, Avusturya-Macaristan, Fransız, İsviçre, İtalyan);
16) In­ternationales Turbinen syndicat (bilhassa Almanya ve İsviçre);
17) Vereinigte Dampfturbinen gesellschaft (Alman A-E-G), American General Electric Co, ve diğer firmalar);
18) Automobiltrust (he­men hemen tüm Avrupa'nın önde gelen tüm otomobil fabrikaları ve Motor Trade Association);
19) Russisch-Deutsch-Oesterreic-lisches Syndikat für landwirtschaftliche Gerate;
20) Internationale Vereinigung von Eisenwarenhandlerverbanden (Alman, İngiliz, Fransız, Avusturya-Macaristan, İsviçreli, Belçikalı); 21) Internati­onaler Verband der Korsettschliessen und Federn fabriken (mevcut olan tüm büyük fabrikaların hemen hemen hepsi). 

Taş, kil vs. sanayilerinde uluslararası altı büyük kartel vardır. Daha önce belirttiğimiz gibi, üretimin uluslararasılaşma süreci en çarpıcı ifadesini elektrik sanayiinde gösterir.  

Yapılmış birkaç büyük uluslararası anlaşma vardır. En önemli anlaşmalar şunlardır:  

1) Alman A-E-G, American General Electric Company ve British-French Thomson Howston Company arasındaki anlaşma. Bu örgüt dünyanın her yanına yayılmış işletmeler ağına sahiptir;
2) Interna­tionales Galvanosteginsyndikat;
3) Verkaufstelle Vereinigter Glühlampenfabriken (Almanya, Avusturya-Macaristan, İsveç, Hollanda, İtalya, İsviçre); bunların ötesinde, bankalar arasında elektrik işletmelerinin vs.'nin finansmanına yönelik çok sayıda özel anlaşmalar yapılmıştır. 

Kimya sanayinde de, özellikle belli alanlarda uluslararası kar­telleşmeden söz edilir hale gelmiştir. Önemlileri arasında şunlar sayılabilir: 

1) Internationeles Chlorkalk-kartell (Alman, İngiliz, Belçikalı, Amerikalı);
2) Internationales Leimkartell (satış merkezi Londra'da   bulunan   Avusturya-Macaristan,  Almanya,  Belçika, Hollanda, İsveç, Danimarka ve İtalya tutkal fabrikaları);
3) Inter­nationales Borax kartell (Alman, Amerikan, Fransız, Avusturya-Macaristan, İngiliz);
4) Internationeles Verband der Seidenfarbere-ien (Alman, İsviçre, Fransız, İtalyan, Avusturya ve Amerikan ku­maş boyacıları birliği)
5) Internationales Karbidsyndikat (tüm Av­rupa);
6) Internationales Pulverkartell;
7) Deutsch-Oesterreichisc­her Superfosphatkartell;
8) Karteli der Belgisch-Hollandischen Oleinproduzenten;
9) Internationale Verkaufsvereinigung Stick staffdünger (Alman, Norveç, İtalyan ve İsviçre azotlu gübre fabri­kaları);
10) Internationales Kerosinkartell (Standart Oil Company ve Rus firmaları);
11) Verband Deutsch-Oesterreichisch-Halienisc-her Kips gerber und Kipshandler;
12) Internationales Salpetersyndi-kat;
13) Internationales Koalinverkaufsyndikat (Avusturya-Alman);
14) Europaische Petroleumunion (Alman, İngiliz, İsviçre, Hol­landa, Belçika, Avusturya, Danimarka, Amerika, Doğu Asya pet­rol üreticileri) 

Tekstil Sanayiinde uluslararası anlaşmalar esasen belli üretim dallarında yapılmıştır:  

1) International Federation of Master Cot­ton Spinners and Manufactarers Associaton (Kıta Avrupa'sı ve Amerikan sanayisini temsil etmektedir);

2) Deutsch-Oesterreic-hisches Kravetens-toffkartell;

3) Internationales Samtindustrie kar­tell (Tüm Alman ve Fransız kadife fabrikaları);

4) Kunstseide Ver-kaufs konfor (Alman ve Belçika suni ipek fabrikaları);

5) Internati­onal Cotton Mills Corparation (A.B.D. ve Amerika kıtasının diğer ülkeleri); 6) Konvention der Deutschen und schweizerischen Se-idencashenez fabrikanten;

7) Verband der deutschschweizerischen Cachenez und kravatten fabrikanten (Alman, Lüksemburg, Belçi­ka, Hollanda, Avusturya-Macaristan, İsveç, Norveç, Danimarka, Balkanlar);

10) Internationale Nahseide konvention (Avusturya, Belçika, Rusya, İspanya ve İngiliz işletmeler);

11) Internationale Vereinizung der Flachs-und Werggarnspinner (Avrupa'nın hemen hemen en büyük keten iplikhaneleri);

12) Internationales kartell der Scheppenspinner.

Cam ve porselen sanayiinde en büyük uluslararası işletme Eu-ropaischer Verbandder Flaschenfabrikanten (hemen hemen tüm Avrupa bünyesindedir); aynı zamanda çok sayıda büyük cam ve porselen kartelleri mevcuttur. 

Kağıt sanayinde yedi büyük uluslararası kartel bulunmaktadır. Altı farklı sanayii de içeren (Kauçuk, marangozluk, tıpa, kakao, vs.) on anlaşmanın bulunduğu bilinmektedir.

Yukarda belirtilen kartellerden başka yüzlerce uluslararası tröst vardır (birleşmeler ve kontrol örgütleri). Burada sadece dünya ekonomisinde büyük ağırlığı olan önde gelenleri belirteceğiz.

Bunlardan bir tanesi 1910 yılında 62 şirketin hisse senetlerine sahip olan (Anglo-American Oil Company, Deutsche-Amerika-nische Petroleumgesellschaft ve Romane-Americana da bunlara dahildir) ve çok sayıda işletme ve şirketle bağlantısı olan (Hollan­da, Almanya, Fransa, İsveç, İtalyan, Rus, İsviçre vs.) Standart Oil Company of New Jersey'dir.65 Bu tröst bakır üretiminde dünya te­keli yaratmaya çalışan Amalgametod Copper Company'i; "kontrol etmektedir." Bir diğer tröst ise dünyadaki en büyük "kontrol şirke­tine" sahip olan United States Steal Corporation'dır. Önde gelen diğer tröstler ise şunlardır: 6,039,344 marklık yabancı sermayelik iştirakiyle Barmen'deki Reisenmühlen und Handelsaktiengesellsc-haft'tır.66 Intenationale Bohrgesellschaft; Nobel Trust Company; petrol sanayiindeki birçok uluslararası tröst; Boston Fruit Com­pany ve Tropical Trading and Transport Company'le kurulmuş olan muz tröstü; et tröstü; başında J. and P. Coats Ltd. adlı bir İn­giliz firmasının bulunduğu dikiş ipliği tröstü; Societe Centrale de la Dynamite; Utrecht, Barcelona, Paris, Napoli, Charlersi ve Viya­na'daki şirketleri kontrol eden Compagnie Generale de la Conduits d'Eau (Luttich); Trust metallurgique belge français vs. 

Kural olarak, tüm bu kartellerin ve tröstlerin arkasında, bunları finanse eden işletmeler vardır, yani bankalar. En ilkel şekli meta mübadelesi ve en üst örgütsel aşaması uluslararası tröst olan uluslararasılaşma süreci, banka sermayesinin uluslararasılaşmasını or­taya çıkarmıştır. Banka sermayesi, sanayi sermayesine dönüşmüş (sanayi işletmelerini finanse ederek) ve böylece özel bir kategori oluşturmuştur: finans kapital. 

Finans kapital, sermayenin her yana yayılan bir şekli olarak or­taya çıkar. İster "tropik", ister "yarı tropik" isterse "kutuplarda" ol­sun her "boşluğu" doldurma peşindedir. Yeter ki kâr yeterli mik­tarda olsun. Birazdan büyük "ulusal" bankaların dostça "karşılıklı olarak birbirlerine verdikleri yardımları" göstermek için birkaç bü­yük uluslararası bankacılık tröstü hakkında bilgi vereceğiz. 

Bir finans tröstü olan Societe financiere des valeurs America-nes, Amerikan işletmelerinin finansmanı için 191l'de Brüksel'de örgütlendi. Bu tröst içinde yer alanlar şunlardır: Deutsche Bank ve Hamburg'daki Warburg Company, Brüksel'deki Societe Generale, Banque de Bruxelles, Banquede Paris et de Pays-Bas, Paris'teki Societe Generale Pour Favoriser L'industrie Nationale, Societe Français de Banques et de Depats, Bank Française Pour Le Com­merce et L'industrie, Kutin Loeb Company, New York vs., bunla­rın hepsi dünyanın en büyük bankalarıdır.68 "Finans tröstünün" bir kısmını oluşturan Deutsche Bank, Schweizerische Kreditanstalt ve Speyer-Ellissen firmasıyla birlikte, denizaşırı yerlerde inşaat şir­ketlerini örgütlemek için Aktiengesellschaft Für über Seeische Baunterneghmungen'i organize etti. Birkaç ülkede petrol satış mer­kezleri ve Rus Nobel firmasıyla ilişki kurdu.

 Avrupa Petrol Birliği'ne katıldı.69 Çok yakın bir zamanda İstanbul'daki işletmelerinin finansmanı için Brüksel'de bir bankacılık tröstü (Consortium Constantinople) örgütlendi. Bu tröste dahil olan kuruluşlar şunlar­dı: Deutsche Bank, Deutsche Orientbank (Deutsche Bank'la bağ­lantılıdır), Dresdner Bank, Schaffausenscher Bankvercen, National Bank, Paris'teki Societe Generale, Banque de Paris, Comptoir Na­tional, Schweizerische Kreditenstatt ve Bank für elektrische Unter-nechmungen.70 Banque de Paris et de Pays-Bas, Wiener Bankvere-in, Sohwlizerische Kreditanstalk Societe Generale des chemins de fer economiques, Deutsche Bank, Dresdner Bank vs.'nin yani uluslararası bankacılık tröstü yardımıyla, Belçika'da özel bir de­miryolu bankası (Banque Belge de Chemins de Fer) kuruldu. Bir örnek daha verelim: Rus Metal Sendikası'na dört "ulusal" banka grubu yardım etmektedir - Rus grubu (Asov Commerce Bank, St.Petersburg. International Commerce Bank, Russian Foreign Commerce Bank, Russo-Asiatic Bank ve Varşova'daki Commerce Bank; Fransız grubu (Credit Lyonnais, Banque de Paris et de Pays-Bas, Soci&e Generale); Alman grubu (Deutsche Bank, Bank für Handel und Industrie ve Dresdner Bank; ve Belçika, grubu (Credit Generale Liege, Societe" Generale de Belgique, Nagelmar kers fils a Lıege.

 Tüm bu örneklerin tesadüfi istisnalar olduğunu düşünmek bü­yük bir hata olacaktır. Ekonomik yaşam bunlarla doludur. Koloni işletmeleri ve diğer kıtalara sermaye ihracı, demiryolu inşası ve devlet borçlanmaları, şehir içi demiryolları ve cephane fabrikaları, altın madenleri ve kauçuk plantasyonları, tüm bunlar aslında ulus­lararası bankacılık tröstlerinin faaliyetlerine bağlıdır. Uluslararası ekonomik ilişkiler sayısız bağlantılarla gelişir. Binlerce kesim noktalarından geçer, binlerce grupla sarılır ve tüm yerküre üzerin­de her yere yayılan dünyanın en büyük bankalarıyla anlaşmayla işi sonuçlandırır. Dünya finans kapitalizmi ve bankaların uluslararası örgütlenmiş hakimiyeti, ekonomik realitenin inkâr edilemez ger­çeklerinden bir tanesidir. 

Diğer taraftan, uluslararası örgütlerin önemi de abartılmamalıdır. Spesifik ağırlıkları dünya kapitalizminin ekonomik yaygınlığıyla karşılaştırıldığında, ilk bakışta görüldüğü kadar büyük değil­dir. Bunların çoğu (yani sendikaların ve kartellerin çoğu) sadece piyasa bölüşümü (Rayonierungskartelle) içeren anlaşmalardır. Bu yol, ekonominin diğer alt bölümleri içinde, sadece üretimin çok spesifik dallarını kapsar (en güçlülerinden biri olan şişe sendikası). Bunların çoğu da istikrarsız yapıdadır. Sadece doğal tekellere da­yanan uluslararası anlaşmalar daha istikrarlı bir yapıya sahiptir. Uluslararası formasyonların sürekli gelişmesine doğru bir eğilim vardır ve bu gelişme, modern dünya ekonomisinin gelişmesi analiz edilirken göz ardı edilemez. 

Dünya ekonomisinin gelişimindeki temel eğilimleri, meta mü­badelesinden dünya bankacılık konsorsiyumlarının faaliyetlerine kadar gözden geçirdik. Dallanıp budaklanan bu süreç, ekonomik yaşamın uluslararasılaşmasıdır. Ekonomik gelişmenin coğrafi nok­talarını birbirine yaklaştırma süreci, kapitalist ilişkileri aynı düze­ye getiren süreç ve bir taraftan dünya kapitalist sınıfının elinde yoğunlaşan mülkiyetle, diğer taraftan dünya proletaryası arasındaki çelişkilerin büyümesi şeklinde kendini belirginleştirir. Ancak bu­radan, sosyal ilerlemenin "ulusal" devletlerin uyumlu bir şekilde bir arada yaşama aşamasına ulaştığı sonucu çıkarılamaz. Ekono­mik yaşamın uluslararasılaşması süreci sermayenin çıkarlarının uluslararasılaşması süreciyle hiçbir suretle özdeş değildir. Bir Ma­car iktisatçısı İngiliz barışsever Norman Angell'in çalışmalarını ele aldığında bunlara ilişkin olarak belirttiği ifadelerde tamamıyla haklıdır. "Norman Angell tek bir şeyi unutmaktadır. O da Alman­ya ve İngiltere'de sınıfların olduğu ve tüm halk için gereksiz, ya­rarsız ve hatta zararlı olan şey (sehr gewinn bringend sein kann) kimi gruplar (büyük finansörler, karteller, bürokrasi vs.) için bü­yük fayda sağlayabilir".73 Bu ifade, sınıflı yapıya sahip tüm devlet­ler için geçerlidir, en azından pür bilimsel bakış açısından bu böy­ledir. Bu durum, kapitalist gelişmedeki çelişkileri göremeyen, iyi niyetle ekonomik yaşamın uluslararasılaşmasının bir Internationa­le der Tatsachen (uluslararası olgu), olduğunu varsayanlar, yani anarşik uluslararasılaşmayı örgütlü uluslararasılaşma olarak varsa­yanlar, "ulusal" kapitalist grupların barışçıl kapitalizmin "daha üst birliğinde uzlaşmasını ümit edenler için böyledir. Gerçekte, olaylar iyimser oportünistlere görünenlerden daha karmaşık bir biçimde gelişir. Ekonomik yaşamın uluslararasılaşması süreci, burjuvazinin çeşitli "ulusal" grupları arasında çıkar çelişkisini şiddetli bir şekil­de keskinleştirebilir ve keskinleştirmektedir de, gerçekte uluslara­rası meta mübadelesinin gelişmesi hiçbir şekilde mübadele eden gruplar arasındaki "dayanışmanın" gelişmesiyle ilişkilendirilemez. Aksine rekabetin çok ümitsiz bir şekilde artması, yaşam ve ölüm mücadelesini beraberinde getirir. Aynı şey sermaye ihracı için de geçerlidir. "Çıkar birliği" bu alanda her zaman mümkün değildir. Sermaye yatırım alanlarına sahip olmak için yapılan rekabetçi mü­cadele burada da oldukça keskinlesin Çıkar dayanışmasının gü­venle yaratıldığı tek bir durumdan söz edebiliriz. Bu durum ise, ar­tan "katılım" ve finansman söz konusu olduğunda kendini gösterir, yani hisse senedi ve tahvillerin ortak mülkiyeti nedeniyle, çeşitli ülkelerin kapitalist sınıfları tek ve aynı nesne üzerinde kolektif mülkiyete sahip olduklarında. Burada gerçekten altın çağını yaşa­yan bir uluslararası düzen söz konusu.74 Basit bir çıkar benzerli­ğinden veya "paralelliğinden" söz edilemeyeceği açıktır. Bir birlik söz konusudur. Bu sürece paralel olarak, ekonomik süreç tabii ki kapitalist çıkarların ulusallaşmasına doğru ters bir eğilimi ortaya çıkarır. Ve dünya kapitalizminin demir ökçesi altında ezilen insan topluluğu bu çelişkinin ceremesini çeker-inanılmaz derecedeki iş­kence, kan ve pislik altında. 

Gelişmenin perspektifleri sadece kapitalizmin temel eğilimleri analiz edildikten sonra ortaya konabilir. Ve kapitalist çıkarların uluslararasılaşması, ekonomik yaşamın uluslararasılaşmasının bir yönünü ifade ettiğinden bu işin diğer yönünü de, yani dünya eko­nomisinin sınırları içinde kapitalist rekabet anarşisini en çarpıcı bir şekilde gösteren kapitalist çıkarların ulusallaşması sürecini ele al­mak gerekir. Bu süreç şiddetli sarsıntı ve felaketleri, insan enerjisi­nin büyük ölçüde tükenişini, sosyal yaşamın yeni şekillerini kurma meselesini güçlü bir şekilde ortaya çıkarır. 

Şimdi, sermayenin ulusallaşması sürecini analiz edeceğiz. Çağdaş burjuva ideologlarının altın çağını yaşayan uluslararasında (tabii ki burada "en üst" ve "en alttaki" arasındaki ayrılıktan söz etmiyoruz" ne anladıklarını Sartori-us'un şu ifadelerinde görebiliriz: altın çağını yaşayan uluslararası, vatanı olan ve bu vatanda varlığının temelinin bulunduğuna inanan biri için hiçbir zaman bir ideal ol­mayacaktır" (axe., s. 14). Bu da kapitalist çıkarların uluslararasılaşması surecinin karşılaştırmalı zayıflığını göstermektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler

Since 2005