Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
Türkiye İktisat Tarihi
Yeraltı Ekonomisi
Kredi Kartı Piyasası
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Yer Altı Ekonomisi Faaliyetleri 

Günümüzde yeraltı ekonomisi kapsamı ve hacmi bakımından gerek kayıtdışı ekonomi içerisinde gerekse kayıtlı ekonominin paralelinde ulusal ve uluslararası çok önemli boyutlara ulaşmıştır. Öyle ki, yeraltı eko­nomisi faaliyetleri ve bu faaliyetlere katılan kadro sa­yıları binler ve on binlerle ifade edilen suç örgütleri aracılığıyla gerçekleşmektedir. Daha da önemlisi suç örgütleri kamu otoritesini sarsacak ve rekabet edecek boyutlara yükselmiştir. Yeraltı ekonomisi içerisinde önemli bir yer tutan uyuşturucu ticareti dünya ticaret hacmini önemli oranlarda yakalamış ve takriben 500 milyar dolarlık bir ticaret hacmiyle uluslararası ticaretin en önemli kalemlerinden biri haline gelmiştir. OECD her yıl 85 milyar dolar civarında bir uyuşturucu kârının fmansal piyasalarda aklandığını tahmin etmektedir. Bazı Latin Amerika ülkelerinde, uyuşturucu ticareti sayesinde söz konusu ülkelerin dış borç ana para ve faizlerini ödemelerinin mümkün olduğu iddia edilmek­tedir (Kozanoğlu 1997).

Her ülkede farklı boyutlarda da olsa ağırlığı hisse­dilen yeraltı ekonomisi faaliyetleri giderek çeşit ka­zanmakta, klasik uyuşturucu ve silah kaçakçılığının yanı sıra organ, bebek ya da nükleer malzeme kaçakçı­lığı gibi yeni kaçakçılık dalları, ayrıca çek senet mafyasmdan arazi mafyasına yeni birçok faaliyet alanı son dönemde önem kazanmaktadır. Güç kazanan suç ör­gütleri bir yandan suç faaliyetlerine devam ederken, diğer yandan bankacılık, taşımacılık gibi yasal alanlar­da faaliyet göstermekte ve ülke ekonomisinde büyük boyutlu faaliyetlerle ağırlıklarını hissertirmektedirler. 

Kaçakçılık Nedir, Kaçakçılık Suçu 

Yeraltı ekonomisinin en yaygın faaliyet alanı olan kaçakçılık sözlük anlamı ile; "hile kullanmak suretiyle devlete verilmesi gereken vergi ve diğer yasal zorun­lulukları yerine getirmeden alım ve satımı yasak edil­miş malı gizlice alıp satarak çıkar temin etme" işidir. Başka bir tanıma göre; "bir ulusun ekonomisine, top­lumsal yapısına, sağlığına ve hatta bireylerin kültür durumuna karşı sorunlar meydana getiren özel yasalarla gösterilmiş hükümlere aykırı olan tüm hareket ve dav­ranışlardır". Sözlük tanımlarından hareketle kaçakçılı­ğı; herhangi bir maddeyi veya eşyayı gümrük işlemleri­ne tabi olmaksızın bir ülkeye ithal etmek, veya o ülkeye ithali veya ihracı yasaklanmış her hangi bir maddeyi veya eşyayı ithal ya da ihraç etmek şeklinde tanımla­mak olanaklıdır. 

Bütün dünyada kaçakçılık yasaktır ve yasalarla dü­zenlenmiştir. Ülkemizde de kaçakçılık yasası olarak bilinen 1918 sayılı "Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Yasa" da yeraltı ekonomisinin bu önemli faaliyet alanı yasal olarak düzenlenmiştir. Yasada kaçakçılığın tanımı yapılmamıştır. 1. Madde de (Aşağıdaki yazılı fiilleri işlemek kaçakçılıktır) denilmiş ve kaçakçılık kabul e-dilen eylemler teker teker sayılmıştır. Yasada ayrıca gümrük ve vergi kaçakçılığı tanımları birlikte yapıla­rak; 

a.  Gümrük vergilerini ödememek için, yurda gizli­ce mal sokmak ve satmak,

b.  Alım ve satımı yasak maddeleri gizlice satarak yararlanmak,

c.  Yapımı ve satımı devlet tekelinde olan maddele­ri yapmak ve satmak,

d.  Mükellefin veya sorumlunun, Vergi Usul Yasa­sında yazılı şartlar içinde vergi kaçırmak kastı ile vergi ziyanına neden olması kaçakçılık olarak tanımlanmıştır. 

Kaçakçılık ekonomik, sosyal, kültürel ve ideolojik yapıdan kaynaklanan bir suçtur. Gerek ülkemizde ge­rekse diğer ülkelerde bu işi yapanlar hemen hemen aynı karekterdeki insanlar olup, temel amaçları para kazan­maktır. Kaçakçılık hiç bir ülkede tamamı ile önlene­memiştir. Ülkemizde yeni ortaya çıkmış da değildir. 16. YY. sonlarında ve imparatorluğun bozulmaya başlayan ekonomik ortamında maden kaynaklarının çok ilgi çekmesi üzerine devletin dışarıya satılmasını yasakla­ması ile "ihraç kaçakçılığı", batının işlenmiş  sanayi ürünlerinin ülkede pazarlanmasmı sınırlamak için ko­nulan gümrük duvarları ile "ithal kaçakçılığı" ortaya çıkmıştır. Kısaca denilebilir ki, kaçakçılık milli sınırlar ve gümrük hattının tesisi ile birlikte doğmuştur. Kamu çıkarı açısından birçok maddenin imal ve satışının devlet tekeline alınması ve dolayısıyla bir tekel ve bu­nunla ilgili olarak yasal yapı ortaya çıkmıştır. Böylece oluşan gümrük mevzuatına aykırı gerçekleşen her türlü faaliyet kaçakçılık olarak değerlendirilmektedir. 

Kaçakçılık faaliyeti pek çok ailenin geçim kaynağı olmuş ve yine pek çok kimseyi maddi olanaklara ka­vuşturmuştur. Ancak bu çalışmada kaçakçılık ile özün­de masum emtiayı içeren ve tamamen para kazanmaya yönelik faaliyetler kastedilmemektedir. Söz konusu faaliyetler silah, uyuşturucu, oto, tekel maddeleri, rad­yoaktif madde, kıymetli taş ve maden (özellikle altın), tarihi eser kaçakçılığı gibi masum olmaktan uzak, ö-zünde suç olan faaliyetlerdir. Emniyet teşkilatının ve­rilerinden hareket edildiğinde ülkemizde (birçok geliş­mekte ülkede olduğu gibi) insan kaçakçılığı işçi simsar­lığının da yaygın olduğu görülecektir.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler

Since 2005