Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
Türkiye İktisat Tarihi
Yeraltı Ekonomisi
Kredi Kartı Piyasası
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Türkiye'de Mafya 

Ülkemizde mafya dünyadaki benzer örgütlerden kısmen farklılık göstermektedir. Tarihsel süreç içerisin­de incelendiğinde Türk mafyasının özünü kırsal kesim­de eşkiyalık, kentlerde ise külhanbeyleri ve kabadayılar oluşturmaktadır. Kırsal alanda faaliyet gösteren eşkiyaların büyük bir bölümü devletle, devlet baskısı altında kalan yoksul halkın arasında tampon oluştur­muşlar, hatta bir kısmı "kahraman" olmuşlardır. Buna karşılık kentlerde kabadayılar suç üreten ortamlarda sözü geçen kişiler olarak ortaya çıkmışlardır. Bölgele­rinde her şey onlardan sorulur olmuş ve örgütlü ol­maktan çok bireysel hüviyetleri ile ön plana çıkmışlar­dır. Şehir kabadayılarının etkinlikleri kentleşme süre­ciyle son bulmuş, yerini kısmen daha organize ve daha geniş alanlarda faaliyet gösteren "baba"lara bırakmış­lardır. 

1950'li yıllar değişen ekonomi politikaları ile bir­çok alanda yasadışı kazanç alanları oluşmuştur. Bu dö­nemde babalar öncelikle taşradan gelen yeni zenginle­rin taleplerini karşılamak üzere eğlence sektöründe faa­liyet göstermişlerdir. Ayrıca ağırlıklı olarak haraç, gizli kumar, kadın ve küçük çapta da olsa uyuşturucu önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca döviz kaçakçılığı ve klasik iş alanları olan çay bahçeleri işletmeciliği, meyve halleri ve ulaşım diğer faaliyet alanlarını oluşturmuştur. Bu süreç 1960'ların sonlarına kadar sürmüştür (Övür 1996).

1960'ların sonlarına doğru siyasette yaşanan hare­ketlilik suç dünyasına da yansımıştır. 68 gençlik hare­ketlerinin Türkiye'yi etkilemesi sonucu farklı siyasi görüşlerin silahlı çatışmaya girmesiyle Türk mafyası için yeni bir alan ortaya çıkmıştır: Silah Kaçakçılığı. Siyasi kutuplaşmaların ortaya çıkardığı siyasi örgüt­lenmelerin silah gereksinimleri dönemin ünlü babaları tarafından organize edilen suç örgütleri tarafından kar­şılanmıştır. 70'li yıllarda Türk mafyasının önemli diğer gelir alanları ise elektronik eşya ve sigara kaçakçılığı­dır. 

1980'li yıllar Türkiye'deki mafya açısından çok ö-nemli değişimlere yol açmıştır. Özellikle 1983 sonra­sında Türk mafyasının en önemli kazanç kapısı döviz, sigara ve elektronik alet kaçakçılığı uygulanan ekonomi politikaları nedeniyle önlenirken, yeni alanlar açılmış, uyuşturucu ve silah kaçakçılığının yanı sıra, altın ka­çakçılığı, hayali ihracat ve çeksenet tahsilatı işleri önem kazanmıştır. Ayrıca mafya üyeleri yasal alanlarda tica­rete başlamışlardır (Övür 1996). 1990Tı yıllarda ise mafya üyeleri aynı zamanda iş adamları, siyasetçi veya onların en iyi dostlarıdır. 

Türkiyedeki Mafya 

Ülkemizde mafya; her şeyde olduğu gibi batılı an­lamda organize görüntüsünden uzak; daha çok Türki­ye'ye özgü, bizatihi devlet bürokrasisi ve uzun yıllar gümrük duvarları ile korunmuş ve devlet ihaleleri ile zengin olmuş iş adamları tarafından yaratılmıştır. Özel­likle 90'lı yıllarda eskiden ülkücü oldukları iddia edilen sabıkalıların devreye girmesiyle, geleneksel ve Türki­ye'ye özgü babalık kurumu da sarsılmıştır. Bu nedenle Türkiye'deki suç örgütlerini çete olarak değerlendirmek daha doğru olur. 

Mafya ile çete arasındaki en önemli fark yapılanma şekilleri ve faaliyet alanlarında yatmaktadır. Mafyada gizlilik esas iken, çeteler özellikle de çete reisi gücünü ispatlamak için ortalıkta görünmek zorundadır. Mafya daha çok silah ve uyuşturucu kaçakçılığı ile uğraşırken, çeteler sistemdeki tıkanıklardan doğan ranttan pay alma peşindedir. Türkiye'de son dönemde çetelerin en ö-nemli faaliyet alanları arazi, çek-senet, kumar, otopark, eğlence yerleri, haraç, tefecilik ve plaka alanlarında yoğunlaşmaktadır. 

Mafya gerek ulusal gerekse uluslararası zeminde ortak bir beyin ve stratejiye sahip iken, çeteler bu bü­yük pastadan sadece dilim alma çabasındadırlar. Bu nedenle çeteleri mafyanın taşeronları olarak nitelendir­mek bile mümkündür. 

Gerek mafya gerekse çete faaliyetleri yeraltı eko­nomisinin özünü oluşturan en önemli faaliyetlerdir. Aşağıda önce yeraltı ekonomisinin nedenleri incelene­cek, daha sonraki bölümde ise yeraltı ekonomisini o-luşturan kaçakçılık, tefecilik ve rüşvet konularının eko­nomik analizi verilmeye çalışılacaktır.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler

Since 2005