Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
Türkiye İktisat Tarihi
Yeraltı Ekonomisi
Kredi Kartı Piyasası
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Yer Altı Ekonomisi 

Yeraltı ekonomisi, piyasa kanalı ile arz ve talebin oluştuğu ancak, sağlık, güvenlik, ahlâk vb. gibi neden­lerle üretim ve pazarlaması yasaklanmış veya sıkı de­netim altına alınmış malların gizlice üretim ve/veya pazarlanması sonucu oluşan ekonomidir. Başka bir yaklaşıma göre; yeraltı ekonomisi faaliyetleri, devlet yönetiminde boşluğu dolduran, organize olmuş suç örgütleri aracılığı ile yürütülen yasadışı ancak çıkar sağlayan her türlü faaliyetlerdir. Gerek uluslararası, gerekse ulusal boyutlarda olsun, yeraltı ekonomisi faa­liyetlerinin temel özellikleri örgütlü olması ve şiddet içermesidir. Bu nedenle yeraltı ekonomisi faaliyetleri dendiğinde akla ilk gelen mafyadır. Hatta yeraltı eko­nomisi, "mafya ekonomisi" şeklinde de ifade edilmek­tedir. 

Yeraltı ekonomisi faaliyetleri, organize olmuş suç örgütleri aracılığıyla yürütülür. Risk unsurunun yük­sekliği nedeni ile kar marjları çok yüksek olan yeraltı ekonomisinde, faaliyetlerin yasalara aykırı olması arzı kısıtlar, buna karşılık talep inelastikdir. Bundan dolayı fiyatlar yüksek seviyelerde oluşmaktadır. Yeraltı eko­nomisinde bir dizi bağımsız küçük ve orta büyüklükte birimin etkin olduğu, kriminalize olmayan kesime mal ve hizmet sağlayan rekabetçi sektör ile, bu rekabetçi sektöre mal ve hizmet satan ve uluslararası ilişkilere sahip yöneticilerin bulunduğu bir oligopol piyasa söz konusudur. Yeraltı ekonomisinde kar marjları çok yük­sek ve çok karlı olduğundan, bu piyasaya giriş talebi de yüksektir. Ortaya çıkan rant paylaşım kavgası piyasa yöneticilerini zaman zaman çatışmaya iter. Böylesine bir rant paylaşımı mücadelesinde de, resmi güçleri ya­nına çekebilen taraf kârlı çıkmaktadır. Bunun anlamı, yeraltı ekonomisinde faaliyet gösterenler çok az da olsa bir kısım resmi makam mensupları ile beraber çalışır ve sağladıkları kârın bir bölümünü bu kişilere transfer e-der.

Suç örgütlen sahip oldukları büyük parasal güç sa­yesinde bir yandan sosyal, etnik ve kültürel farklılıkları istismar ederek toplumsal ve siyasal destek sağlarken, diğer yandan da devletin en üst kademelerine kadar etki alanlarını genişleterek, devlet eliyle kendi güçlerini artırmakta ve toplumsal bozulmalara neden olmaktadır. 

Yeraltı ekonomisinin en önemli özelliği faaliyetle­rin organize olmuş örgütler aracılığıyla yürütülmesidir. Bu nedenle her ülkede farklı şekilde isimlendirilse de (Kolombiya'da Madellin  Kartel, Japonya'da  Yakuza gibi) mafya olarak bilinen oluşum yeraltı ekonomisi faaliyetleri ile özdeşleşmiştir. Yeraltı ekonomisinin en önemli unsuru mafya; dünyada en büyük ekonomik güçler arasına girmiş, faaliyetleri ile ciro sıralamasında petrol, otomotiv, elekrik/elektronikten sonra dünyanın dördüncü sektörü haline gelmiştir. O halde mafya ne­dir?

Mafya Nedir? Mafya Kim 

Mafya; yalın bir tanımla, sistemin açıklarını kolla-yarak, gerektiğinde güç kullanıp yasadışı yollardan maddi çıkar elde etmek için oluşturulan organize suç örgütüdür. Bir örgütün mafya sayılabilmesi için gerekli bazı unsurlar vardır. Buna göre mafya (Bkz. Nebiler 1995; Yücel 1997); 

•   Aralarında fonksiyonel iş bölümü olan eleman­lardan oluşan hiyerarşik yapıda, içerisinde kendine öz­gü yaptırım sistemi olan bir örgütlenmedir. Emir din­lemez, çok güçlü veya çok zayıf olanlar ile polisçe bili­nenler derhal pasifıze edilirler. Gizlilik temel esastır.

•   Mafyanın çekirdeğinde yer alan kişiler ırk, dil, etnik veya diğer bağlarla kenetlenmiştir. Mafya üyeleri alt kültürde oluşan normlar ve bir tür yazılı olmayan hukuku takip ederler. Her üyenin gruba karşı sadakat borcu vardır.

•   Her örgütte taktik ve stratejik planlama ile eylemsel görev paylaşımı vardır. Her üye iş bölümü gere­ği özel bir rol üstlenir ve görevinde (planlama veya icra) uzmanlaşmaktadır.

•   Kural olarak suç işleyerek kazanç temin edilir ve suç işlemek süreklilik arzeder. Yasalarca yasaklanmış mal ve/veya hizmetlere ilişkin talepler karşılandığından uzmanlaşma önemlidir.

•   Şiddet kullanımı veya kullanılacağına dair açık veya genellikle örtülü şekilde yöneltilen "tehditler" mafyanın temel özelliğidir. Bu yöntem tanıklara ve örgüt üyelerine karşı doğrudan veya dolaylı kontrol mekanizması olarak kullanılmaktadır.

•   Gerek devlet memurları veya görevlileri, gerek­se özel sektör yetkilileri ve görevlileri korkutularak, yolsuzluk yapar hale getirilmeye çalışılır. Bu nedenle emniyet, adalet, siyaset ve ekonomide yardımcı, koru­yucu ve destekçi kişilerin mafya etrafında bir tampon oluşturmasına büyük çaba sarfedilir. Bu kişilerin yar­dımı olmaksızın mafya varlık gösteremez.

•   Mafyanın amacı illegal veya legal faaliyetlerin yoğun bir şekilde yer aldığı bir ortam oluşturmaktır. Yasal alanda yürütülen faaliyetler illegal işleri kamufle etmeye yöneliktir. Bu nedenle birçok paravan firmalar kurulur.

• Karapara aklanır. Suç faaliyetlerinden sağlanan gelir, meşru fınans kuruluşlarına aktarılır. Böylece mo­dern iletişim ve ulaşım araçlarını kullanarak, uluslara­rası sınır ve yasa tanımayan kayıtdışı bir ekonomi oluşturur. 

Mafya girişimcidir, yayılmacıdır, faaliyet alanları tekelci piyasalardır ve çoğunlukla teknoloji yakından takip edilir. Mafyanın gücünü belirleyen unsur, üstün­lük mücadelesinde her ne yolla olursa olsun zaferle çıkmasıdır. Bu nedenle mafya, sadece biçimsel bir ör­gütlenme değil, bir davranış tarzı, bir iktidar biçimidir ve mafyanın içerisinde kuralları belirlenmemiş bir re­kabet vardır. Rekabetten başarılı çıkan hakimiyetini sağlamlaştırmak için soygun, nedensiz saldırı, esir al­ma, katliam gibi çeşitli yollara başvurur. Bütün bu faa­liyetleri finanse edebilmek için kumar, tefecilik, haraç ve kaçakçılık faaliyetlerini tekelinde tutmaya çalışır. Son derece gaddar ve saldırgan olması nedeniyle rantın oluştuğu her sektörde bazen doğrudan, bazen paravan firmalar veya aracılar kullanarak, çoğunlukla şiddet unsurunu ön plana çıkararak faaliyet gösterir.

Mafyanın Gelişimi 

Mafyanın tarihi ve gelişimi kısaca incelendiğinde bazı çarpıcı sonuçlar çıkar. Ortaçağ sonlarında Sicil­ya'da istilacı yönetimleri devirmeye yönelik gizli bir örgüt olarak ortaya çıkan mafyanın kökeni "mafıe" denen küçük silahlı gruplara dayanır. Bu gruplar mülklerinde oturmayan toprak sahiplerinin, adadaki otorite boşluğu nedeniyle haydutlara karşı topraklarını korumak için tuttukları adamlardan oluşmaktaydı. Bu grupların içindeki daha girişken ve zorba üyeler, 18. ve 19. yüzyıllarda toprak sahiplerine başkaldırarak toprak sahiplerinden ürünlerini korumanın karşılığı olarak haraç almaya başladılar. Mafya kültüründeki haraç uygulaması da böylece başlamış oldu. Sicilya'daki ya­bancı yönetimlerin despotik yapıları, ada halkının kar­maşık törelere dayanan, mafyaya özgü adalet sistemine sığınmasına yol açmıştır. Böylece mafyanın arabulu­culuk fonksiyonu oluşmuştur. Arabuluculuk fonksiyo­nu sadece uzlaşma sağlanamamış kişiler arasında değil, aynı zamanda yerel halk ve politikacılar arasında da gerçekleşmiştir. Mafya siyasilerle bağlar kurmuş, yerel halkı belli adaylara oy vermeye zorlamıştır. Bir müddet sonra ise kendi adaylarını önce yerel daha sonra ulusal meclise sokmuşlar, karşılığında da politik güç kazan­mışlardır. Suç ve siyaset arasındaki bu yakın ilişki, kısa zamanda kamu kurumlarında rüşvet vs. yolsuzlukların yaygınlaşmasına neden olmuştur. 1900'lü yılların başla­rında mafya aileleri kendi aralarında birleşerek, Sicil­ya'da ekonomik ve siyasal etkinliklerin çoğunu dene­timlerine almışlardır 

Mafyanın işleyişinin temelinde hiçbir koşulda ada­let için resmi makamlara başvurmamak ve resmi ma­kamlara yardımcı olmamak (suskunluk yasası) koşulu vardır. Bu koşulu yerine getirmeyenler veya ihlal e-denler mutlaka mafyanın misillemesi ile karşılaşırlar.

İtalya'nın faşist yönetimi, 1920'lerin başlarında ge­niş bir tutuklama kampanyası sonunda Mafya üyesi olarak suçlanan binlerce kişiyi uzun süreli hapis cezala­rına çarptırarak örgüte ağır darbe indirmiştir. II. Dünya Savaşı'ndan sonra ABD işgal yönetiminin birçok maf­ya üyesini serbest bırakması, örgütün yeniden canlan­masını sağlamıştır. Mafya; bu dönemde, Sicilya'dan Palermo'ya yönelerek sanayi, ticaret ve inşaat sektörle­rine, ayrıca rüşvet, şantaj, haraç ve kaçakçılık işlerine girmiştir. 20. Yüzyılın başlarında Sicilya ve İtalya'dan göç eden gruplar içindeki mafya üyeleri, ABD ve Gü­ney Amerika ülkelerinde benzer bir örgütlenmeye git­mişlerdir. ABD'de deki İtalyan süç örgütleri 1930'lara doğru İrlandalı, Yahudi ve diğer gangsterleri saf dışı bırakarak, yasadışı işlerin çoğunu ellerine geçirmişler­dir. 1933 'te içki yasağının kaldırılmasıyla, Amerikan mafyası kumar, sarı sendikacılık, dolandırıcılık, tefeci­lik, uyuşturucu kaçakçılığı ve fuhuş sektörüne girmiştir. Yasadışı yollardan kazanılan paralar otel, lokanta Ve eğlence yeri gibi alanlarda yatırıma dönüştürülmüştür (Ana Britannica). 

Araştırmacıların ortak görüşü, II. Dünya Savaşı ön­cesi mafya tamamen bitirilmiş olabilirdi. Ancak mafya üyeleri, 1939'da hiçbir zaman hayal edemeyecekleri bir güce kavuşmuştur. II. Dünya Savaşı sırasında Sicil­ya'ya asker çıkarma işinin planlanması ve gerçekleşti­rilmesi, ABD Deniz Kuvvetlerine bağlı istihbarat bi­rimlerinin Mafya ile kurduğu ilişkiler sayesinde ger­çekleşmiş ve mafya, Amerikan işgal güçleriyle işbirliği yapmıştır. Bu işbirliği savaş sonrası dönemde de devam etmiştir. ".... savaştan hemen sonraki yıllarda Amerikan hükümetinin kapıldığı komünist yayılma korkusunun, CIA'yi 'Kızıllar'ın önünü kesebilecek her türlü güçle işbirliğine yöneltiğini açıklıyordu. Bu güçler arasında mafya ile Korsika suç dünyasıda vardı. CIA'in yükselt­tiği antikomunizm sancağı altında uluslararası uyuştu­rucu kaçakçılığı, savaştan sonra toparlanıp işlerini yo­luna koymuş ve kırk yıllık Soğuk Savaş döneminde de kaçakçılığı önemli ölçüde geliştirmişlerdi"(Booth 1996:211). Ayrıca Fransa ve İtalya'da CIA'in komünist sendikalar öncülüğünde gerçekleştirilen grevleri kırma­sı ve sendikaları çökertmek üzere mafya ile işbirliği yaptığı bilinmektedir. Yine 1950 de rıhtım işçilerinin grevinden sonra Marsilya rıhtımı CIA ile işbirliği yapan mafyanın (Korsikalı gangster kardeşler Antonie ve Barthelemy Guerini) denetimine geçmiştir (Booth 1996). 

Dünyanın hemen hemen her ülkesinde İtalya'daki mafya benzeri, kriminal sektörde faaliyet gösteren, suç örgütleri oluşmuştur. İkinci Dünya savaşını takip eden yıllarda özellikle Güney Amerika ve Ortadoğu'da, Meksika ve Küba'da birçok örgütlü suç grupları ortaya çıkmıştır. Çeşitli araştırmaların sonucunda, bu örgütle­rin Sicilya'daki prototipe çok benzediği tespit edilmiş­tir. Ancak bu örgütler kimi ülkelerde çok etkili olurken, kimi ülkelerde ise görece etkin olamamışlardır. Örneğin ABD'de faaliyet gösteren suç örgütleri son derece etkili iken, İngiltere'de suç örgütleri o kadar ön planda değil­dir (Thomas 1992). Bu farklılığın nedenleri, kriminal sektör faaliyetleri ile mücadelede önemli ip uçları vere­bilir. 

Yapılan birçok araştırmaya göre İngiltere'de suç örgütlerinin ABD ile karşılaştırıldığında çok az sayıda ve görece etkili olamamasının en önemli nedeni, maf­yanın en yaygın faaliyet alanı olan kumar sektörünün ingiltere'de her zaman yasal olarak faaliyet göstermesi­dir, ingiltere'de kumarhanelerin yasal ve devlet kont­rolünde faaliyet göstermesi, suç örgütlerinin oluşması­na mani olan bir etmendir.

 ABD'de suç örgütlerinin güç kazanması ve yay­gınlaşması 1917 yılında ABD Anayasa'sınm alkollü içki üretimi ve nakliyesinin yasaklanması ile başlamış­tır. Bu yasağın uygulanması ile birçok suç örgütü olusurken, İngiltere'de böyle bir yasaklama getirilmemiş, alkolle mücadele için bira fiyatları ucuzlaştırılmıştır.

 ABD 20. Yüzyıl başlarında en fazla göç edilen ülke konumundayken, İngiltere'ye göç çok az ve kontrollü olmuştur. Farklı-kültürlerden gelenlerin kaynaşması ABD'de uzun zaman almış ve suç örgütlerinin önemli rol oynadığı çatışmalar yakın tarihlere kadar süregel­miştir. Bazı gözlemcilere göre; günümüzde, ABD'deki örgütlü suçlarda yerel mafyanın rolü giderek azalmış, yerini Güney Amerika kökenli suç örgütleri almıştır. Bu gelişmeye yol açan önemli etkenlerden biri, farklı kültürlerden gelenlerin, özellikle de Sicilyalı azınlıkla­rın ABD toplumuyla kaynaşması, diğeri de mafyanın kolayca eleman bulmasını sağlayan koşulların ortadan kalkmaya başlamasıdır (Thomas 1992).

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü - Türküler

Since 2005