Türkiye Ekonomisi
Dünya Ekonomisi
Osmanlı Ekonomisi
Finansal Ekonomi
İşletme Ekonomisi
Hizmet Ekonomisi
Kalkınma Ekonomisi
Tarım Ekonomisi
Borsa ve Yatırım
Ekonomi Sözlüğü
Ekonomi Ders Notları
Ekonomi Düşünürleri
Genel Ekonomi Soruları
Özel İstatistik Arşivi
Özel İktisat Konuları
Açık Öğretim İktisat
Ekonomi Kurumları
Kamu Yönetimi
Kamu (Devlet) Maliyesi
Sigortacılık Konuları
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

Dış Ödemeler Bilançosunda Turizm Gelirleri

Bir toplumda ekonomi ne denli gelişmişse kültür de, edebiyat da, spor da, bilim de o denli gelişmiştir denilebilir. Hatta güçlü ekonomik alt yapının ürettiği bu gelişmiş üst yapı değerlerinin yalnızca olumlu değil olumsuz bir yığın amacın gerçekleştirilmesinde araç olarak kullanıldıkları da artık herkesçe biliniyor. Nitekim, özellikle bilimdeki gelişmelerin çeşitli propaganda yöntemlerinin geliştirilmesine olan katkısı bilinen bu gerçeklerin en belirgin örneğini oluşturmakta. O halde, propagandanın niteliği ile bilimin ve dolayısıyla ekonominin gelişmişlik düzeyi arasında doğrudan bir bağlantı olduğu söylenebilir. Yani, nitelikli bir propaganda çalışması bilimsel tekniklerden yararlanılarak yürütülmesi gereken çok boyutlu ciddi bir çalışmadır. Bir örnekle, daha açık bir şekilde ortaya koy­mak gerekirse ekonomik sonuçlan başarılı göstermesini bilen bir propa­ganda çalışması, saptırılmış rakamsal verilere dayanarak ilk bakışta kendi içinde tutarlı bir bütünlük sergilemeli, en azından söz konusu propaganda çalışmasının niteliğinin belirlenebilmesi ayrıntılı bir çalışmayı, belirli bir çabayı gerektirmelidir.

Oysa, hükümet yetkililerinin ekonomimizdeki gelişmeleri ortaya koyan rakamsal açıklamaları, nitelikli bir propaganda çalışması ürünü olması bir yana, baştan savma ve aceleyle kaleme alınmış birer yazılı metin görünümü vermekte ve ülkemiz ekonomisinin gelişmişlik düzeyine uygun özensiz ve tutarsız birer propaganda ürünü niteliği taşımakta. 

Gerçi, Anavatan iktidarının bugün ekonomiyi yöneten kadrolarının Devlet Planlama Teşkilatı çıkışlı oldukları, bu nedenle rakamlarla istedikleri doğrultuda oynayabilme becerisine sahip bulundukları ileri sürülebilir. Ancak ekonomik verilerin ilk bakışta saptanabilen çelişkili tutarsız niteliği, DPT çıkışlı teknisyenlerin ülkemizin yetersiz ekonomik gelişmişlik düzeyinin öngördüğü çerçevenin dışına çıkamadıklarını da göstermekte. 

Rakamlardaki en önemli saptırma turizm gelirlerinde izleniyor. 1984'de 840 milyon Dolar olan turizm gelirlerinin 1985 de % 76.4'lük bir artışla 1.482 milyon dolara ulaştığı, artış miktarının 642 milyon dolar olduğu ifade ediliyor. Oysa, 1986 yılı kalkınma programına göre yurda giren turist sayısı 1984 de 2.117.094 iken ve 1985 de bu rakamın % 18'lik artışla 2.500.000'e ulaşacağı ifade edilirken, bu turistlerin getireceği dövi­zlerde % 76.4'lük bir artış beklenmesinin hangi mantığa dayandırıldığını anlamak mümkün değil. Zira turist sayısında % 18'lik bir artış beklerken, dövizlerde 4 misli bir artış öngörmek, hatta bunun gerçekleştirildiğini iddia etmek oldukça tutarsız. İnandırıcılığı bulunmayan bu tutarsız görüşün aynı ölçüde tutarsız birde gerekçesi var. Denilmektedir ki, 29 Aralık 1983 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan "Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkındaki Tebliğ" ile getirilen döviz taşıma serbestisi nedeniyle turizm gelirlerinin tümü TC. Merkez Bankası kayıtlarında görülmemekte. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Devlet İstatistik Enstitüsü işbirliğiyle 1984 yılından bu yana turistlerin yaptıkları harcamalar yılda üç kez anket uygulamalı örnekleme yöntemiyle belirlenmekte ve bu yolla turizm gelirleri tahmin edilmekte. 

Daha açıkçası deniliyor ki, biz turizm gelirlerinin belirlenmesindeki yöntemi değiştirdik. Yöntem neden değiştiriliyor. Farklı yöntemlerle belir­lenmiş 1984 ve 1985 yılı rakamlarının anlamsız mukayesesine neden ihtiyaç duyuluyor. Neden belli.. Dış ödemeler bilançosuna aslı olmayan 500 milyon dolarlık bir artış imkan sağlayarak ekonomik icraatın başarılı görünümüne katkı sağlamak.

 Dış ödemeler bilançosuna, turizm sektörüne ilişkin rakamlardaki saptırmaların katkısı yalnızca bu kadarla da kalmıyor. Birde bunun diğer yönü, turizm giderleri harcama kalemi var. Turizm gelirlerini belirlerken turistlerin, dövizlerini yalnızca bankalarda bozdurmadıkları gerçeğinden hareketle, hata payı yüksek ve oldukça sübjektif bir yöntemi benimse, ancak aynı mantığı turizm giderleri için uygulama. Yani yurt dışına giden ve 1985 yılında sayıları 1.808.300'ü bulan vatandaşların yurt dışında har­cayacakları dövizleri bankalardan satın aldıkları miktarlarla (1985 için 300 milyon dolar) sınırlı say. Böylece, turizm gelirlerini olduğundan çok daha az göstermek suretiyle ödemeler bilançosuna 500 milyon dolarlık bir katkıyı da bu şekilde sağla ve yalnızca turizm sektörünün 1 milyar dolarlık hayali katkısının etkisiyle oluşturulmuş ödemeler bilançosunun başarısından söz et. 

Ödemeler bilançosunun yalnızca turizm sektörüyle ilgili rakamlarında yapılan tahrifat sonucu gerçekleştirilen bu 1 milyar dolarlık fazla, fındık, üzüm, incir, tütün, pamuk, buğday ve narenciye gibi geleneksel ihraç ürünlerinin sağladığı dövizler toplamından daha yüksek bir rakamı ifade etmek­te, 1985 yılı toplam ihracat tutarının ise % 12'sine ulaşmakta..

Bir başka açıdan vurgulamak gerekirse, söz konusu turizm patlaması yalanıyla ülkemiz, Amerika Birleşik Devletleri, Sovyetler Birliği, Japonya, Fransa ve Belçika'ya yaptığı toplam ihracat kadar bir miktarı daha, 1985 yılı ödemeler bilançosunun aktifine hayalen eklemiş bulunmaktadır.

Yalanlar yalnızca turizm sektörüyle sınırlı değil kuşkusuz. Başarılı olun­duğu iddia edilen alanların büyük bölümündeki gerçek rakamlar hep olum­suz tablolar ortaya koymakta, insanlarımızın mutsuzluğu açık bir şekilde gözler önündeyken ve kişisel düzeydeki ekonomik durumlar bu denli olumsuzken genel ekonomideki olumlu gelişime nasıl inanılabilirki.

 

 

Anasayfa - İktisat - Makale - Ekonomi - Borsa - İstatistik - Türkiye Ekonomisi - Ekonomi Sözlüğü

Since 2005